Beyaz Saray'da "Altın Çağ" Vurgusu ve Göçmenlik Övgüsü
ABD Başkanı Donald Trump ve Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri zirvede yakın bir siyasi uyum sergilediler. Görüşme, Avrupa Birliği (AB) içindeki siyasi gerginliklerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.
İkili İlişkilere Yeni Bölüm Açma Sözü
Orbán'dan Övgü: Orbán, açılış konuşmasında Trump'ı övdü ve önceki (Demokrat) yönetimi "hileli" olarak nitelendirdi. İkili ilişkilerde yeni ve "altın bir çağ" açmayı arzuladığını ifade etti.
Trump'tan Destek: Trump ise Macaristan Başbakanı'na destek çağrısında bulunarak, "Avrupa liderlerinin Macaristan'a ve bu lidere çok güçlü bir şekilde saygı duymaları gerektiğini" söyledi.
Göçmenlikte Sert Çizgi Ortaklığı
Görüşmenin en dikkat çeken konularından biri de göçmenlik oldu. Hem Trump hem de Orbán, göçmenlik konusunda sert ve popülist söylemlerini yineledi.
Trump, Avrupa'da göçmenlik nedeniyle ülkelerin "tanınmaz hale geldiğini" iddia ederken, Orbán'ın göçmenlik politikalarını övdü ve Macaristan'ın "çok tanınabilir" kaldığını belirtti.
Orbán, kendi hükümetinin Avrupa'da kendisini "Hristiyan hükümeti" olarak gören tek yönetim olduğunu savunarak, AB'nin göçmenlik konusundaki cezalarını eleştirdi.
Rus Petrolü Muafiyeti Talebi ve Stratejik İddialar
Zirvenin en kritik ve jeopolitik boyutu, Rusya'ya yönelik enerji yaptırımları meselesi oldu. Macaristan, Rusya'nın en büyük petrol şirketlerine (Rosneft ve Lukoil) uygulanan ABD yaptırımlarından muafiyet talep ediyordu.
Trump'tan Açık Kapı
Macaristan'ın, Rusya'dan petrol ve gaz tedarik etmenin kendisi için coğrafi konumu (deniz limanlarının olmaması) nedeniyle zor olduğunu savunması üzerine Trump, muafiyet talebini değerlendirmeye açık olduğunu belirtti:
Trump: “Buna bakıyoruz, çünkü onun (Orbán'ın) petrol ve gazı başka bölgelerden alması çok zor. Büyük bir ülke ama denizi yok, limanları yok. Bu yüzden zor bir sorunları var.”
Orbán'ın Müzakere Gücü
Orbán'ın, yaptırım muafiyeti karşılığında ABD'den sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve nükleer yakıt satın alma taahhüdünde bulunacağı bildirildi.
Max Haber Analiz
Kremlin'in Truva Atı ve Ukrayna Çıkmazı
Görüşme, AB'deki eleştirmenler tarafından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yakın olmakla suçlanan Orbán için büyük bir diplomatik zafer olarak görülüyor.
Yaptırımların Etkisi: ABD'nin Rus petrol devlerine yönelik ikincil yaptırımları (secondary sanctions) uygulamaya başlaması, Macaristan ve Slovakya gibi Rus enerjisine bağımlı ülkelere ciddi baskı yaratmıştı. Trump'ın muafiyet sinyali, bu yaptırımların AB içindeki birliği bozma potansiyelini gösteriyor.
Ukrayna Girişimi: Orbán'ın, Trump ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında bir zirve düzenlenmesi planını yeniden canlandırmak istediği iddiası, görüşmeye jeopolitik bir gerilim katmanı ekliyor. Bu durum, AB içinde Orbán'ın "Kremlin'in Truva atı" olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Bu zirve, ABD'nin dış politikasında ve Avrupa-Rusya ilişkilerinde yeni bir dönemin sinyallerini verirken, AB içindeki siyasi ayrışmayı da derinleştirme potansiyeli taşıyor.
Haber Kaynağı: The Guardian
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!