Amerika Birleşik Devletleri, aylardır süren İsrail-Filistin çatışmasına kalıcı bir çözüm bulma arayışında
ABD, Gazze'ye yönelik kapsamlı barış planını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) sundu. ABD Başkanı Donald Trump'ın adını taşıyan ve 20 maddeden oluşan bu planın temel hedefi, bölgede çatışmasızlık ortamı sağlayarak insani durumu düzeltmek ve kalıcı istikrarı tesis etmek.
Trump Planının Temel Taşları ve BMGK'daki Çabalar
ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, BMGK'da yapılan yüksek düzeyli toplantıda, söz konusu planın Gazze'de Uluslararası İstikrar Gücü (International Stabilization Force) kurulmasını öngören kilit maddesini öne çıkardı.
Uluslararası Güç ve Geçiş Yönetimi
Taslak karara göre, Gazze'deki geçiş sürecini yönetecek bir "Barış Kurulu" (Board of Peace) oluşturulması ve en az iki yıl görev yapacak Uluslararası İstikrar Gücü'nün kurulması hedefleniyor. Bu gücün, İsrail askeri birliklerinin geri çekilmesinin ardından güvenliği sağlaması ve Filistin güvenlik güçlerinin eğitilmesine destek olması planlanıyor. ABD, Mısır, Katar, Suudi Arabistan, BAE ve Türkiye gibi bölgesel kilit oyuncuların da bu girişime destek verdiğini belirtti.
Devam Eden Şiddet: Barış Görüşmelerini Gölgede Bırakan Cinayetler
ABD'nin diplomatik çabaları devam ederken, Gazze Şeridi'nden gelen haberler sahadaki gerilimin sürdüğünü gösteriyor.
İsrail güçleri, ateşkes ihlalleri iddialarıyla Gazze'nin merkezindeki Bureij mülteci kampı çevresinde askeri eylemleri genişleterek bölgede daha fazla Filistinliyi öldürdü.
BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), ateşkes sürecine rağmen sivil ölümlerinin ve keyfi infaz iddialarının devam etmesi nedeniyle derin endişe duyduğunu açıkladı.
Planın Vaatleri, Riskleri ve Bölgesel Tepkiler
ABD'nin bu barış planını BM'ye taşıması, uluslararası toplumu bu krize doğrudan dâhil etme ve çatışmanın geleceğine dair somut adımlar atma çabasıdır. Ancak planın uygulama potansiyeli, taşıdığı ciddi riskler nedeniyle şimdiden tartışma konusu olmuştur.
Max Haber Analiz
Temel Çatışma Alanı (Güvenlik vs. Egemenlik): Plandaki en büyük pürüz, Gazze'nin gelecekteki yönetimi ve silahsızlandırılması meselesidir.
Hamas başta olmak üzere çoğu Filistinli grup, planın uluslararası gözetim vizyonunu ve İsrail’in savaş sonrası düzenlemelerdeki belirleyici rolünü reddetmektedir. Bu durum, Filistin egemenliği ve özyönetimi ilkeleriyle doğrudan çatışmaktadır.
İstikrar Gücünün Zorlukları: Uluslararası bir gücün bölgeye yerleştirilmesi, hem lojistik hem de siyasi açıdan büyük zorluklar barındırır. Gücün hangi ülkelerden oluşacağı, görev süresi ve yetki alanı (mandası), çatışan tarafların güvenini kazanıp kazanmayacağı planın başarısını belirleyecektir.
İsrail'in Pozisyonu: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için plan, esirlerin geri dönüşünü minimum tavizle sağlamayı vaat etse de, İsrail'in askeri çekilme ve Gazze üzerindeki kontrolü bırakma konusundaki isteksizliği, uygulamanın en kritik engellerinden biri olacaktır.
Bu diplomatik girişim, Gazze’de süren insani felakete bir son verme umudu taşısa da, taraflar arasındaki derin güvensizlik ve çatışan hedefler nedeniyle tam anlamıyla hayata geçirilmesi oldukça zor ve "riskli" bir süreç olarak değerlendirilmektedir.
Haber Kaynağı: Al Jazeera
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!