Sandu'dan 'Büyük Romanya' çıkışı: Birleşmeye 'evet' derim

Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Rusya baskısına karşı ülkesinin egemenliğini korumak için Romanya ile birleşme fikrine şahsi destek verdi.

Sandu'dan 'Büyük Romanya' çıkışı: Birleşmeye 'evet' derim

Küçük bir devletin hayatta kalma sınavı

Doğu Avrupa’da jeopolitik fay hatları yeniden hareketlenirken, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu’dan ezber bozan bir "hayatta kalma" analizi geldi. Sandu, Rusya’nın artan hibrit tehditleri karşısında Moldova gibi küçük ölçekli devletlerin demokratik yapılarını tek başına korumasının imkansız hale geldiğini savundu. Bu çıkış, Kişinev’in sadece AB üyeliğini değil, tarihsel köklerine dönerek Romanya ile tam entegrasyonu bir "güvenlik kalkanı" olarak gördüğünü ilk kez bu kadar net ortaya koyuyor.

Sovyet mirasından Avrupa hayaline

Moldova, 1940 yılında Sovyetler Birliği tarafından ilhak edilmeden önce Romanya’nın bir parçasıydı. 1991’deki bağımsızlığın ardından "birlik" fikri hep masada kalsa da, Rusya yanlısı yönetimler ve Transdinyester sorunu bu süreci hep gölgeledi. 

2024 ve 2025’teki seçimlerden zaferle çıkan Sandu yönetimi, ülkeyi Batı rotasına soksa da, Ukrayna savaşıyla birlikte gelen güvenlik kaygıları "Romanya ile birleşme" tartışmalarını bir spekülasyondan stratejik bir "B planına" dönüştürdü.

Sandu’nun 'şahsi' oyu ve halkın direnci

Sandu, İngiliz "The Rest Is Politics" podcast kanalına verdiği mülakatta, "Bir referandum olsa birleşmeye evet oyu veririm" diyerek tarafını seçti. Ancak bu çıkış, ülke içinde keskin bir bölünmeyi de yansıtıyor. 

Sandu, vatandaşların çoğunun henüz bu fikre sıcak bakmadığını kabul ederek, hükümetin birincil hedefinin AB üyeliği olduğunu vurguluyor. Karşı cephede ise Rusya yanlısı gruplar ve Gagauz Özerk Yeri, bu tür bir hamleyi "bağımsızlığın kaybı" olarak nitelendiriyor.

Egemenlik mi, güvenlik mi?

Bu açıklama, Moldova’nın devlet kapasitesinin Rusya kaynaklı dezenformasyon ve enerji baskısı karşısında ne kadar zorlandığını itiraf eder nitelikte. Analiz edildiğinde; Sandu’nun "birleşme" kartını masaya sürmesi, aslında AB’ye verilen bir mesajdır: "Eğer üyelik süreci hızlanmazsa, jeopolitik yutulmaya karşı tek çare NATO ve AB üyesi olan Romanya ile tek devlet olmaktır." Bu durum, egemenlik haklarından feragat ederek daha büyük bir şemsiye altında güvenlik arayışıdır.

2030’a giden zorlu yol

Kısa vadede bir birleşme referandumu beklenmese de, Sandu’nun bu çıkışı Moldova’nın 2030 AB hedefini daha da acilleştiriyor. Eğer Rusya’nın Ukrayna üzerindeki baskısı Moldova sınırlarına daha fazla sarkarsa, "Birlik" (Unionist) hareketi halk nezdinde çoğunluğu ele geçirebilir. Bu senaryoda Romanya’nın da siyasi ve ekonomik yükü üstlenmeye ne kadar hazır olduğu, Balkanlar’ın yeni haritasını belirleyecek temel unsur olacaktır.

Kaynak: The Rest Is Politics / Reuters / Ocak 2026
Gorsel: X

Yorumlar (0)

Yorum Yap

0/1000 karakter

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!