Küresel Başkentlerden ABD'ye Ortak Ses: "Venezuela Saldırısı Kabul Edilemez"
Egemenlik İhlali Dünyayı Ayağa Kaldırdı
ABD ordusunun Venezuela'ya düzenlediği geniş çaplı operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin yakalanarak ülkeden çıkarılması, dünya genelinde büyük bir öfke ve kınama dalgasına yol açtı. Aralarında bölge komşularının ve dünya devlerinin de bulunduğu çok sayıda devlet, Washington’ı uluslararası hukuku ve devlet egemenliğini hiçe saymakla suçladı.
Devletlerden Gelen Sert Kınama Mesajları
Rusya: Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez Gomez ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Lavrov’un, ABD'nin silahlı saldırganlığı karşısında Venezüella halkına destek ve dayanışma mesajı verdiği belirtildi.
Görüşmeye ilişkin öne çıkan başlıklar şu şekilde:
Lavrov, ABD'nin gerçekleştirdiği silahlı saldırı karşısında Venezüella halkıyla dayanışma içinde olduklarını vurguladı.
Rusya'nın, Venezüella’nın ulusal çıkarları ve egemenliğini korumayı amaçlayan Caracas yönetiminin tutumunu desteklemeyi sürdüreceği belirtildi.
Görüşmede taraflar, krizin daha da tırmanmaması gerektiği görüşünde birleşerek çözüm yolunun diyalogdan geçtiğine dikkat çekti.
Lavrov, Rusya ile Venezüella arasındaki stratejik ortaklığın daha da güçlendirilmesi yönündeki kararlılıklarını yineledi.
Avrupa Birliği: "BM Şartına Saygı Duyulmalı"
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela'ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yaptı.
AB'nin Karakas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirten Kallas, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.
Kallas, "AB, Sayın Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.
Kallas, ülkedeki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizdi.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva da olayla ilgili açıklamasını sosyal medya platformu X üzerinden yaptı. Lula, “Venezuela topraklarına yönelik bombalamalar ve devlet başkanının yakalanması kabul edilemez bir çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve tüm uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Olayı “şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adım” diye nitelendiren Brezilya devlet başkanı uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler aracılığıyla yanıt vermesi gerektiğini söyledi ve Brezilya'nın bu eylemleri kınadığını belirtti.
ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği saldırıya ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden değerlendirmede bulunan Von der Leyen, Venezüella konusunda alınacak her kararın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ile uyumlu olması gerektiğini ifade etti.
Von der Leyen, “Venezuela’daki durumu çok yakından takip ediyoruz. Venezüella halkını destekliyoruz ve ülkede barışçıl ve demokratik bir geçişten yanayız. Her türlü karar, uluslararası hukuka ve BM Şartı’na uygun olmalı” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump daha önce yaptığı açıklamada, ABD’nin Venezüella’ya geniş çaplı bir saldırı düzenlediğini belirtmiş, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu. Birçok ülke, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısına ilişkin resmi kınama yayınladı.
Almanya: Kriz ekibi toplanacak
Almanya hükümeti ise Venezuela'daki durumun endişeyle takip edildiğini vurgulayarak, "Kriz ekibi ilerleyen saatlerde toplanacak." açıklamasında bulundu.
İtalya: Yakından takip ediyoruz
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni yaptığı açıklamada, "Venezuela'daki durumu yakından takip ettiğini" ve ülkedeki "vatandaşlar hakkında bilgi toplamayı" amaçladığını belirtti.
Meloni, İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile sürekli iletişim halinde olduğunu da sözlerine ekledi.
Şu anda Venezuela'da yaklaşık 160 bin İtalyan yaşıyor ve bunların çoğu çifte vatandaşlığa sahip.
Brezilya: Devlet Başkanı Lula da Silva, operasyonu "kabul edilemez bir çizginin aşılması" olarak tanımladı ve eylemin "şiddet, kaos ve istikrarsızlık dolu bir dünyaya atılan ilk adım" olduğunu vurguladı.
Küba: Devlet Başkanı Diaz-Canel, Washington'ı "devlet terörizmi" yapmakla suçlayarak uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı.
Bölge Ülkeleri Teyakkuzda
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, "Tüm dünyaya Venezuela'ya saldırdıklarını bildiriyorlar" diyerek silahlı çatışmaların insan onurunun önüne geçemeyeceğini belirtti. Bölgedeki birçok ülke, ABD’nin bu müdahalesinin Güney Amerika için "tehlikeli bir emsal" teşkil ettiğine dair ortak bildiri yayınladı.
Hukukun Sustuğu, Silahların Konuştuğu Bir Gece
ABD'nin bağımsız bir devletin liderine yönelik askeri müdahalesi, uluslararası diplomasi tarihine "en karanlık sayfalardan biri" olarak geçmeye adaydır. Babanızın "hat unutmaz" ilkesiyle not düşelim: Bugün devletlerin ortak bir dille yükselttiği bu kınamalar, sadece Maduro'nun şahsına değil, aslında dünya düzenini koruyan "egemenlik" duvarının yıkılmasına gösterilen bir tepkidir. Yazı (hat) bu anı kaydediyor; 3 Ocak 2026, hukukun yerini "güçlü olanın haklılığına" bıraktığı bir gün olarak hafızalara kazınmıştır.
Toplumun Gözü BM'de
Brezilya ve Küba’nın başını çektiği birçok ülke, Birleşmiş Milletler’i bu "saldırı eylemine" karşı somut bir yanıt vermeye çağırdı. Dünyanın en büyük güçleri ve bölgesel liderler arasındaki bu gerilim, önümüzdeki günlerde BM Güvenlik Kurulu'nda sert tartışmaların yaşanacağını gösteriyor.
Kaynak:
Resmi Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları (Fransa, Rusya, İran, Almanya)
X (Twitter) Lider Paylaşımları (Petro, Lula, Diaz-Canel, von der Leyen)
Demirören Haber Ajansı (DHA) & İHA
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!