Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Nyathi, bunun çok eşlilikle ilgili basit bir hikaye olmadığını özellikle vurguluyor.

KAYNAK BBC Türkçe
Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Nyathi, bunun çok eşlilikle ilgili basit bir hikaye olmadığını özellikle vurguluyor.

Çok eşliliğin geleneksel uygulaması ona yabancı değil. Annesinin ailesi nesillerdir çok eşliydi.

1979'da hayatını kaybeden büyükbabasının beş karısı, büyük büyükbabasının ise 11 karısı vardı. Büyükbabasının ilk evlendiği kadın olan büyükannesi, eşlerin birlikte yaşadığı bir çiftliğin reisiydi ve çoğu zaman yeni gelenleri seçmeye bizzat kendisi yardımcı oluyordu.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

"Aile içi çekişme yoktu çünkü herkes yerini biliyordu" diyor Nyathi.

Büyükannesine bunu nasıl anlamlandırdığını sorduğunda, hem fiziksel hem de duygusal emeği yüklenecek daha çok omuz olarak gördüğü yanıtını aldı.

"Herkes kimin kim olduğunu biliyor" diye açıklıyor Nyathi.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Zimbabve ve Güney Afrika'da çok eşlilik, belirli yerleşik gelenekler çerçevesinde yürütüldüğü takdirde yasal olarak tanınıyor. Ancak Nyathi'nin 2001 yılında Harare'de çalışan bir genç kadın olarak ayırdına vardığı durum bundan tamamen farklıydı.

Görünüşte tek eşli olan erkekler, aslında gizli kadınlarla ve gizli hanelerde çok eşli bir yaşam sürüyordu. Romanındaki çok eşlilik de, rıza yerine aldatmaya dayanan ve yazarın "modernleştirilmiş veya sapkınlaştırılmış versiyonu" olarak adlandırdığı bu uygulamaya odaklanıyor.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

"Çok eşliliğe karşı değilim" diyor Nyathi. "Karşı olduğum şey, insanların kendi hayatları üzerinde söz sahibi olamaması. Oyuna başladıktan sonra kuralların değiştirilmesi yanlış."

Romanın kahramanı Joyce, tek eşli bir evlilikte olduğuna inanıyor ancak kocası Jonasi, ona fark ettirmeden üç kadınla daha evlenip yuva kuruyor.

Bir itiraf veya açıklama olmadan Joyce, sırlar biriktikçe ve kadınların hayatları iç içe geçtikçe, tek eşli evlilik fikrinin baştan beri bir aldatmaca olduğunu fark ediyor.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Hikaye boyunca müzakere gücünün kimde olduğu ve kimde olmadığı sorusu işleniyor. Jonasi, ataerkil bir toplumda varlıklı, kendi kendini yetiştirmiş bir iş adamı kararları o veriyor.

Joyce, imparatorluğunu kurmasına yardım etse de, finansal açıdan tamamen ona bağlı. Aynı durum, Jonasi için çalışan daha sonraki eşi Matipa için de geçerli.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Kadınların özerkliği azaldıkça savunmasız hale geliyorlar. Nyathi'nin belirttiğine göre, yaş farkı bu dengesizliği daha da artırıyor. En mahrem görüşmelerde bile bu dengesizlik vurgulanıyor.

HIV ve Aids teması hikayenin dokusunu oluşturan konulardan biri. Yazar, "Güvenli cinsel ilişki konusunda bu tür dinamiklere sahip bir ilişkide söz hakkınız yoktur" diyor.

Kitap ve Netflix dizisi arasında birkaç fark var: Dizide olaylar Güney Afrika'da geçiyor, Zulu dilinde altyazılı olarak sunuluyor. Jonasi'nin daha az eşi var.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Televizyon versiyonunundan farklı olarak, roman tamamen Jonasi'nin eşleri tarafından anlatılıyor.

"Kadınların seslerini ön plana çıkarmak istedim" diyen Nyathi, her kadının neden kendisine sadık olmayan bir erkekle ilişki içinde olduğunu açıklamasına olanak tanımak istediğini belirtiyor.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Temaların birçok okuyucuda karşılık bulduğunu da ifade ediyor. Kadınların Joyce ve Jonasi'nin diğer eşlerinde kendilerini gördüklerini aktarıyor.

Bazıları ise Jonasi figürüne benzeyen biriyle evli olduğunu ve bu ilişkiden kurtulmak istediğini söylüyor.

Dizi yayınlandıktan sonra, Güney Afrika Uluslararası Af Örgütü narsistik istismar ve bir kadının atabileceği adımlar hakkında bir rehber yayınladı.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Nyathi, "Bazı insanlar için bu sadece bir dizi değil" diyor. "Bu onların yaşadığı gerçeklik. Topluma bir ayna tutuyor."

Ancak bu değerlendirmeyi herkes olumlu karşılamadı.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Kenyalı devlet memuru Geoffrey Mosiria, dizinin çok eşliliği aldatma, dolandırıcılık ve istismarla ilişkilendirdiğini savunarak Kenya'da yasaklanmasını istedi.

Nyathi ise bu eleştirilerden etkilenmiyor. Kültürün evrildiğini, uygulamaların zayıflayabileceğini ya da yozlaşabileceğini ve dizide bu değişimi yansıttığını söylüyor.

Zengin siyah Afrikalıları baş kahraman yaparak birçok insanın ufkunu açtığını söylüyor. Zengin siyah Afrikalıların varlığından haberdar olmadığını söyleyen Avrupalı bir okuyucuyu hatırlıyor.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Nyathi, "Afrikalı olmak her zaman yoksullukla ilişkilendirildi" diyor. Dizi bunun aksini gösteriyor ve Nyathi'ye göre Zulu dilinde çekilmiş olması diziyi daha da zenginleştiriyor:

"İngilizce, dillerimizin taşıdığı kültürel zenginliği taşımıyor."

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Varsa yaşamış olabileceği hayal kırıklığının kimin yazma hakkına sahip olacağı sorusuyla ilgili olduğunu söylüyor. Nyathi çocukluğundan beri yazar olmak istiyormuş ancak ailesi onu daha geleneksel bir mesleğe yönlendirmiş.

Yaklaşık yirmi yıl finans sektöründe çalışmış. Yatırım analisti olarak geçirdiği zamanın ona yazmayı hem bir zanaat hem de bir iş olarak görmeyi öğrettiğini söylüyor.

Finans kariyeri geçimini sağlarken yazmak onun tutkusu olarak kaldı ve işini bitirdikten sonra akşamları Polygamist romanını yazdı. Romanı yayımladıktan birkaç yıl sonra, 40 yaşında tam zamanlı yazarlık için kurumsal hayatı bıraktı. Bugün 48 yaşında.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

"İnsanlar 'Aa, bir gecede ünlü oldun' diyorlar. Hiç de öyle değil" diyor. "Tanınma bir gecede geldi, ama bu başarı yıllarca süren bir çalışmanın sonucu ve ben de birçok fedakarlıkta bulundum."

Yazarların çoğunun, özellikle de Afrika'da, kitap yazarak geçinemediğini ekliyor. Başarılı yazarların genellikle varlıklı kocaları, bursları ve konuk yazarlık programlarıyla desteklendiğini söylüyor.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Ancak onun için bu seçenekler yoktu, oğlunu okula göndermek zorunda olan bekar bir anne olarak, yazmaya devam edebilmek için çeşitli işlerde çalışmak zorunda kaldı.

"Bir kitaba başlamakla onu bitirmek arasında uzun bir süre geçer. Bu süre iki yıl da olabilir, sekiz yıl da. Peki, nasıl ayakta kalıyorsunuz? Sonuçta faturaların ödenmesi gerekiyor" diyor. "Ben o yollardan geçtim; süreç hiç de düzenli ilerlemiyor... Kesinlikle mesai ile çalışmaya devam etmek zorunda kalıyorsunuz."

"Yazmak, çoğu insanın karşılayamayacağı bir lüks" diyor ve ekliyor: "Bu lüksün bedeli, nadiren duyulan seslerle ölçülüyor."

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Ayrıca, Afrika edebiyatının yayılma biçiminde bir dengesizlik olduğunu düşünüyor: "Yurt dışında yayımlanan bir Afrikalı yazarın ses getirmesi daha kolay. Kitaplar geleneksel olarak bize doğru, yani dışarıdan içeriye doğru satılıyor; bizim eserlerimizin ise ters yönde, yani içeriden dışarıya satılması zor."

"Netflix etkisi"nin ona sağladığı şey, çoğunlukla siyasi açıdan hassas konuları ele aldığı, on yılı aşkın yazarlık kariyeri ve dört roman boyunca daha önce hiç sahip olamadığı o görünürlüktü.

Yayıncılardan ret aldı ve 500 kopya bastığı kitabıyla Netflix'e uzandı

Nyathi, son iki yıldır üzerinde çalıştığı tarihi romanının ilk taslağını bitirmek üzere; romanın temalarının birçok insanda karşılık bulacağını söylüyor.

Yazarlık sanatına gelince, "her şey bir hikayeyle başlar" diyor ve içinde bir kitap olduğunu düşünen ama parası olmayan her kadına, bir kalem ve kağıt alıp bunu sevgiyle yapmasını tavsiye ediyor.

]

Yorumlar (0)

Yorum Yap

0/1000 karakter

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!