İstanbul Şile’nin Darlık bölgesinde motosiklet tutkunu Ceyda Yakova (22) ve Yıldırım Ersan’ın (30) motosiklet kazalarında hayatını kaybetmesinin ardından dikkatler bölgedeki yollara çevrildi. SABAH, kıvrımlı ve virajlarla dolu bölgeyi yerinde inceledi. Uzmanlar, virajların gençler arasında yarış pisti gibi görüldüğünü, sürücülerin yüksek hız, sınırları zorlama hırsı ve tecrübesizliğinin sonucu olarak acı olayların yaşandığına dikkat çekti.
'un ilçesine bağlı eşsiz doğal güzellikleri, ormanı ve sakinliği ile insanların huzur bulduğu Darlık Mahallesi'ne giden yolda 17 Ağustos'ta 22 yaşındaki Ceyda Yakova'nın, 30 Ağustos'ta ise 30 yaşındaki Yıldırım Ersan'ın motosiklet kazası geçirerek hayatlarını kaybetmesi tüm dikkatleri Darlık bölgesine ve buraya giden yollara çekti. Bölgenin coğrafi yapısı sebebiyle engebeli olması sonucunda yolların oldukça kıvrımlı ve virajlarla dolu olduğu bölgeyi uğrak hale getiren motor tutkunlarının hızlı şekilde motosiklet kullanması Ceyda Yakova ve Yıldırım Ersan'ın ölümüyle sonuçlandı.

VİRAJLI YOLLARDA KAZA OLUYOR
Sabah Gazetesi de hem Darlık bölgesindeki yolları yerinde inceledi hem de motosiklet tutkunlarına ve ileri ve güvenli sürüş eğitmenine kazaların sebeplerini durdu. Bölgenin engebeli olması sebebiyle yolların genellikle bir gidiş bir geliş şekilde ve dar olduğu bölgede bazı noktalarda çok fazla viraj bulunurken bazı noktalarda ise yol dümdüz çizgi gibi uzanıyor. Motosiklet tutkunları yolun düz olduğu noktalarda hızlarını artırınca önlerine çıkan virajlarda uygun dönüşleri yapamadıkları için yoldan çıkarak kaza yapıyorlar.

"YOLLARDAKİ TEHLİKEYİ ÖNGÖRMEK GEREKİR"
19 yıldır motor kullanan Şerah Çalışkan, "ülkemizde son yıllarda çok fazla motor kullanıcısı var. Ve bu arkadaşlar genelde genç. Genç oldukları için çok hızlı motor sürmek, kendilerini kanıtlamak, yarışıp kendini göstermek istiyor. Özellikle bu Darlık'ta böyle bir çekişme var. Ben daha çok yattım, ben daha hızlı viraja girdim, gibi bir takım kişisel hırslar var. Şimdi bu hırsları kontrol edebilen biraz daha tecrübeli insanlar bu kazaları yapmıyor. Yani baktığınız zaman burası pist değil. Şimdi yoldaki tehlikeleri görmek gerekiyor. Öngörü olması gerekiyor. Tahmin etmek gerekiyor. Yani yolda giderken lastik basıncı önemli. Yatış açın önemli. Mesela asfaltın bir kısmı çok güzel iken bir kısmı kaygan oluyor" dedi.

"YOLLAR PİST DEĞİL"

Motosiklet tutkunlarının virajlara hızlı girdiğine ve yolların pist olmadığına dikkat çeken Şerah Çalışkan, "Çok hızlı ve süratli bir şekilde viraja giriyorlar. Motora biniyorsan, uzun bir şekilde motora binmek istiyorsan kontrollü bir şekilde gitmek gerekiyor. Tamam hız yapılabilir, virajda yatılabilir. Ama bir pist gibi çok böyle gaz açıp çok bir yatırmak buranın harcı değil. Şimdi arkadaşlar bunu anlamıyor. Zannediyor ki burası pist. Tecrübesizlik diyelim yani bunlara. Bir de yaşlarda tabii çok genç olunca böyle oluyor. Yani böyle birisi geldi ve ben kendimi göstereyim ben. Senden daha iyiyim, daha iyi yatıyorum, daha iyi gaz açıyorum. Bak beni gör. Bunlar gençliğin vermiş olduğu şeyler. Genç arkadaşlar, mesela bizim İstanbul'da olan arkadaşlar yeni kapıya gider. Orada antrenman yaparlar. Yani ben de kendim de giderim. Her aldığım motorla orada antrenman yaparım. Bunun çok faydası oluyor. Daha uzun yaşasınlar, mutlu olsunlar, motora binsinler" diye konuştu.
"YOLUN SUÇUNUN OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM"

İleri ve güvenli sürüş eğitmeni Taner Çağlar yaşanan kazalarla ilgili olarak yolun herhangi bir suçu olmadığını düşündüğünü ifade ederek, "Burası bir köy yolu, Şile'deki bu bölge yoğunlukla motosikletçilerin de kullanmaya başladıkları bir yol. Eskiden buralar eğitmenlerin eğitim rotalarıydı. Motorcular Tuz Deposu'ndan Kabağaç'a, Kabağaç'tan Tuz Deposu'na hep git-gel yapıyorlar. Her bir virajı ne kadar hızlı dönmeye çalıştıklarını aslında gözlemliyorlar birbirleriyle. Yolun hiçbir suçu yok, tamamen sürüş hırsıyla ilgili bir konu yaşanıyor orada ve oranın sanki meşru bir motosiklet pistiymiş gibi algılanmasından kaynaklanıyor. Motorcular, Tuz Deposu'yla Kabağaç arasında biz istediğimiz performansı sergileyebiliriz diye düşünüyor. Motosikletçiler burada istedikleri gibi, istedikleri hızlarda sürüyorlarmış gibi bir durum oluştu. Daha çok gençler bu kafada, Darlığa gidilir ve gazlanır. Böyle bir şey oluştu. Tuz deposuyla darlık arasında gazlamak serbestmiş gibi bir durum oluştu. Ben işte bu virajı şununla döndüm, şu kadar derece motorumu yatırdım, işte lastiklerimin tamamını kullandım gibi konular konuşulmaya başladılar" dedi.
BÖLGEDE DENETİM OLMALI"

Bölgede denetimlerin olması gerektiğine ve motor kazalarında, sürücülerin doğrudan zarar gördüğüne dikkat çeken Taner Çağlar, "Buradaki denetimin göz ardı edilmemesi gerekir. Orada hız denetimi uygulansa, trafik denetimi uygulansa sanırım bunun önüne geçilebilir ve 3 gün, 5 gün uygulansa insanlar denetim gelmiş, artık hızlı gidemiyoruz dedikleri andan itibaren konu kapanacaktır diye düşünüyorum. Denetim de eğitimin bir parçasıdır. Motosiklet dışarıdan baktığınız zaman çok masum bir alet olarak duruyor. Motosiklet ne kadar masum görünürse görülsün eğitim almadan kullanılacak bir alet değil. Bilinçli bireyler zaten bunu yapıyorlar. Motosiklette kaporta sizsinizdir. Yani savrulmanızı engelleyecek bir kemeriniz yoktur. Çarpışmada ilk darbeyi engelleyecek ne bir darbeyi yumuşatacak tamponunuz vardır, ne kaportanız vardır, ne çevre saran bir şasi vardır. Dolayısıyla ilk darbeyi siz alırsınız. Dünyada önemli bir istatistiktir 70 kilometre hızla bir şeye çarparsanız kurtulma imkanınız çok azdır. Ölmeyi bayılmak zannediyor bu grup ve hepsi şu duygudalar bana bir şey olmaz fakat ne yazık ki oluyor" açıklamasında bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!