Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Kritik Aşama: Gazze ve Batı Şeria Soruşturması
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcılığı, İsrail ve Filistin topraklarında (Gazze Şeridi ve Batı Şeria) işlendiği iddia edilen olası savaş suçlarına ilişkin yürüttüğü soruşturmada kritik bir aşamaya girdi.
Özellikle 2023 yılının Ekim ayında başlayan şiddet olaylarının ardından, kanıt toplama ve analiz süreçleri hız kazandı.
Soruşturmanın Kapsamı
UCM'deki mevcut soruşturma, sadece 7 Ekim 2023 sonrası dönemi değil, 2014 yılından bu yana Filistin topraklarında işlenmiş olabilecek tüm suç iddialarını kapsıyor. Soruşturmanın odaklandığı temel suç iddiaları şunlardır:
İsrail Tarafı: Sivil altyapıların hedef alınması, orantısız güç kullanımı, yerleşim yerlerinin inşası ve insanlığa karşı suçlar.
Hamas ve Diğer Filistinli Gruplar: Sivil hedeflere yönelik saldırılar, rehin alma ve işkence iddiaları.
Başsavcılığın Hızlandırılmış Çalışmaları
UCM Başsavcısı Karim Khan, son dönemde yaptığı açıklamalarda, sahadan gelen bilgi ve kanıtların yoğunlaştığını ve soruşturmanın öncelikli hale getirildiğini belirtti. Mahkeme, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara dair kapsamlı kanıtları toplamak için çeşitli mekanizmalar kullanıyor:
Açık Kaynak İstihbaratı (OSINT): Sosyal medya, uydu görüntüleri ve kamuya açık videolar üzerinden delil tespiti.
Tanık İfadeleri: Bölgeden ayrılabilen mağdurlar ve tanıklarla yapılan görüşmeler.
İşbirliği Çağrısı: Tüm taraflara ve üye devletlere, kanıt sunma ve soruşturmaya destek olma çağrısı yapılıyor.
Hukuki Zorluklar ve Olası Sonuçlar
UCM soruşturması, hem hukuki hem de siyasi açıdan ciddi zorluklar barındırıyor:
Soruşturmanın Yargı Yetkisi Sorunu
Mahkeme, Filistin Devleti'nin üye olması nedeniyle Filistin topraklarında işlenen suçlarda yetkili olduğunu savunuyor. Ancak İsrail, UCM'ye üye olmadığından, Mahkeme'nin yargı yetkisini tanımadığını belirtiyor. Bu durum, hukuki süreçteki en büyük zorluklardan birini oluşturuyor.
Delil Toplama ve Güvenlik Sınırlamaları
Gazze Şeridi'ne erişimde süregelen ciddi güvenlik sorunları nedeniyle, UCM personelinin olay yerinde delil ve tanık toplama imkânı neredeyse ortadan kalkmış durumda. Bu, soruşturmanın ilerlemesini ciddi şekilde kısıtlıyor ve kanıtların dolaylı yollarla toplanmasını gerektiriyor.
Uluslararası Siyasi Baskılar
Soruşturma, özellikle ABD ve bazı Batılı ülkelerin siyasi baskısıyla karşı karşıya kalabilir. Geçmişte bu ülkeler, Mahkeme'nin İsrail'i hedef alacak adımlar atması durumunda UCM'ye yönelik yaptırım veya siyasi baskı uygulama tehditlerini dile getirmişti.
Eğer soruşturma sonucunda Başsavcılık yeterli kanıt bulursa, her iki taraftan da üst düzey isimler hakkında tutuklama kararı çıkarma talebinde bulunabilir. Bu tür kararlar, hedef alınan kişilerin uluslararası seyahat özgürlüğünü kısıtlayacak ve diplomatik baskıyı artıracaktır.
Kaynak: UCM Başsavcılık Ofisi (Office of the Prosecutor - OTP) Resmi Açıklamaları ve Uluslar Arasi Basin
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!