Havacılıkta "Şaka" Devri Kapandı: Canlı Bomba Diyen Yolcuya 4 Yıl Hapis
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Yaşanan "Yersiz" Beyan, Türk Ceza Kanunu Kapsamında Ağır Bir Mahkumiyetle Sonuçlandı
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Urfa’ya gitmeye hazırlanan AJet uçağında, kardeşini işaret ederek "Bu canlı bomba" diyen yolcu, yargılandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.
9 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen VF 3222 sefer sayılı uçuşta kabin memuruna yönelik sarf edilen bu ifade, sivil havacılık güvenlik protokollerinin en üst seviyeden tetiklenmesine neden oldu.
Mahkeme tarafından verilen bu karar, uçağın tahliye edilmesi, dedektör köpeklerle yapılan kapsamlı bomba araması ve uçuşun 3 saatlik rötara girmesi sonucunda oluşan kamu zararını temel alıyor.
İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen davada heyet, sanığın eylemini "hava ulaşım aracının hareketini engellemek" suçu kapsamında değerlendirerek, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 223/3 maddesi uyarınca hapis cezasına hükmetti .
Kararın, havacılık güvenliğini tehlikeye atan asılsız beyanlara karşı yargıdaki "sıfır tolerans" yaklaşımını pekiştiren bir emsal niteliği taşıdığı vurgulanıyor.
Güvenlik İhlalinden Hapis Cezasına Uzanan Süreç
Olayın yaşandığı andan itibaren devreye giren idari ve hukuki yaptırımlar, havacılık güvenliğinin ciddiyetini gözler önüne serdi:
Acil Durum Tahliyesi: Kabin memurunun ihbarı üzerine uçaktaki tüm yolcular güvenlik gerekçesiyle tahliye edildi.
Kapsamlı Arama: Emniyet güçleri, kargo bölümü ve kabin içerisinde dedektör köpekler eşliğinde detaylı inceleme başlattı.
Hava Yolu Yaptırımı: AJet, güvenlik prosedürlerini suistimal eden her iki yolcuyu da bir yıl süreyle "kara liste"ye alarak uçuşlardan men etti.
Yargı Kararı: TCK 223/3 maddesi uyarınca "ulaşım güvenliğini tehlikeye atmak" ve "aracın hareketini kısıtlamak" suçlarından 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi.
Şaka ve Güvenlik Arasındaki İnce Çizgi
Bu mahkeme kararı, ifade özgürlüğü veya "şaka" kavramının, havacılık gibi yüksek riskli ve katı kurallara bağlı bir sektörde geçerliliğinin olmadığını hukuken tescil etmiştir.
Sivil havacılıkta "yasaklı kelimeler" kategorisinde yer alan ve güvenlik birimlerini harekete geçiren beyanlar, sadece bireysel bir sorumsuzluk değil, aynı zamanda operasyonel maliyet, yolcu mağduriyeti ve hava trafik akışının bozulması gibi çok boyutlu bir zarara yol açmaktadır.
Kararın hapis cezasıyla sonuçlanması, yargının bu tür eylemleri "basit bir kabahat" yerine "ulaşım güvenliğine saldırı" olarak kodladığını göstermektedir. Ayrıca, hava yolu şirketinin açmaya hazırlandığı maddi tazminat davası, bu tür sorumsuzlukların ekonomik bedelinin de hapis cezası kadar ağır olacağını işaret etmektedir.
Fotograf: TRT
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!