ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne düzenlediği saldırının arka planıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
21 Ağustos'ta Amerikan PBS News yayınına ve X'te içerik üreticisi Mario Nawfal'a konuşan Barrack, saldırının İsrail ve Suriye arasında görüşmeler sürerken gerçekleştiğini ifade etti.
İsrail, Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur hava üssünü 18 Ağustos'ta vurdu.
İsrail, bu saldırıyı Türkiye'nin söz konusu üsse "askeri yığınak yapmasını engellemek" amacıyla gerçekleştirdiğini belirtirken, Suriye böyle bir planın olmadığını duyurdu.
Türkiye de İsrail'in iddialarını reddetti.
Barrack, röportajlarında İsrail'in güvenlik kaygılarını anladığını vurgularken, saldırı öncesinde tarafların bilgilendirilmemesinin tansiyonu artırma riski taşıdığını belirtti.
'Görüşmeler sürerken İsrail'in saldırısı gerçekleşti'
Barrack'a göre, İsrail, 7 Ekim saldırılarından sonra İran ile arasında "açık bir görüş hattı olmasını istediği için", Türkiye ve Suriye'yi, "savunma veya saldırı amaçlı askeri teçhizat ya da personel yerleştirmemeleri" konusunda "ısrarla telkin etti."
Şam'da Esad iktidarının devrilmesinin ardından ABD aracılığıyla yapılan görüşmelerde ise İsrail, Türkiye'yi Ebu Zuhur üssüne personel yerleştirmemesi konusunda uyardı.

Barrack, İsrail'in endişelerinin hem Washington hem de Ankara ve Şam tarafından dikkate alındığını söyledi.
Saldırıdan önceki günlerde İsrailli yetkililerin ABD tarafına bölgedeki gelişmelerden duydukları rahatsızlığı aktardığını belirten Barrack, bunun üzerine Suriyeli yetkililer ile Mossad arasında temaslar kurulduğunu ifade etti. Şam yönetimi, bölgede Türk askeri birlikleri, Türk konvoyları veya Türk silah sistemleri bulunmadığını bildirdi.
Barrack, Mossad Başkanı'nın Suriyeli yetkililerle gayriresmi görüşmeleri yürüttüğünü ve tarafların bir sonraki hafta yeniden bir araya gelmesinin beklendiğini söyledi. ABD'nin de görüşmelerin sürdürülmesi için bir koordinasyon mekanizması hazırladığını belirtti. Ancak buna rağmen İsrail'in birkaç gün sonra hava saldırısı düzenlediğini aktardı.
'Seçim öncesinde Türkiye'yi kışkırtma senaryosu'
Barrack, İsrail'in saldırıyla ilgili kararına yol açtığını düşündüğü farklı senaryoları da dile getirdi.
Deneyimli diplomat, bunlardan ilki İsrail'in Türkiye'yi bilerek test etmeye çalışmış olabileceği yönündedir. Barrack, "Sadece Türkiye'yi kışkırtmak istemiş olabilirler; bu çok saldırgan bir hamle olsa da seçim öncesinde olumlu karşılık bulabilecek bir yaklaşım olabilir" dedi.
Bir diğer ihtimal ise İsrail kurumları arasında koordinasyon eksikliği yaşanmış olmasıdır. Barrack'a göre, Mossad, Suriyelilerle yürüttüğü görüşmeleri sürdürmeyi planlarken başka bir komuta kademesi, muhtemelen bir telefon görüşmesi kaynaklı, istihbarat değerlendirmelerine dayanarak hızlı hareket edilmesi gerektiğine karar vermiş olabilir.
Barrack, saldırının ölüm veya yaralanmaya yol açmamasının önemli olduğunu vurguladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 21 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İsrail'e karşı saldırganlığını Suriye'ye taşımaya çalıştığını" ve buna göz yummayacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise buna yanıt olarak yaptığı açıklamada, "İsrail'de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir" ifadesini kullandı.
Barrack, İsrail'in saldırıdan önce tarafları haberdar etmemesini eleştirdi. "Asıl mesele şu: Güçlü bir orduya ve etkili bir hava kuvvetine sahip olan, ayrıca İsrail ile zorlu bir siyasi söylem süreci yaşayan, ki bana kalırsa bu durum büyük ölçüde siyasetten ibaret, Türkiye gibi bir ülkeye önceden bildirimde bulunulmadı" dedi.
"Ancak İsrail jetleri, herhangi bir bildirim olmaksızın sınırın 80 kilometre yakınına kadar geldi" diye ekledi. Barrack, Türkiye'nin güçlü bir hava kuvveti ve etkili istihbarat kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, İsrail savaş uçaklarının sınır bölgesine yaklaşmasının ciddi bir yanlış hesaplama riski yarattığını söyledi.
Barrack, Türk karar alıcıların son dönemde itidale odaklandığını, Ankara'nın İsrail'le askeri bir çatışma arayışında olmadığını savundu. İki ülkenin de bağımsız ve istikrarlı bir Suriye görmek istediğini belirten Barrack, ne İsrail ne de Türkiye'nin niyetinin savaş çıkarmak olduğunu vurguladı.
Büyükelçi, İsrail'in güvenlik hassasiyetlerini anladıklarını belirterek buna rağmen mevcut ortamda diplomasinin ve sürekli iletişim kanallarını açık tutmanın öncelikli olduğunu ifade etti. Barrack'a göre, bölgedeki gerilimin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde, "bir hatanın öngörülmeyen ciddi sonuçlar" doğurabileceğini söyledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!