TikTok'un Algoritması ve İsrail'in Sosyal Medya Stratejisi

Teknoloji şirketlerinin İsrail’e verdiği destek sınır tanımıyor.

KAYNAK Sabah
TikTok'un Algoritması ve İsrail'in Sosyal Medya Stratejisi

Teknoloji şirketlerinin İsrail’e verdiği destek sınır tanımıyor. Gözetleme, fişleme, konum bildirme gibi uygulamalar, İsrail’in savaş suçlarını örtbas etmesine yardımcı oluyor. Filistin gerçeklerini haykıran yayınların sosyal medya platformlarından bilinçli olarak engellendiği bilinirken, TikTok'un da bu tür içerikleri sildiği görülmeye başlandı. Özellikle TikTok'un algoritması ve içerik politikası, ABD'deki faaliyetlerini sürdürebilmek için yaptığı anlaşmanın ardından 'İsrail yanlısı' bir eksende değişti.

İsrail, Filistin'e yönelik saldırılarında kaybettiği algı savaşını yapay zeka ve sosyal medya platformları üzerinden değiştirmeye çalışıyor. PR ve lobi şirketleri aracılığıyla kurulan sistemde, bağımsız ve tarafsız görüntüsü verilen sahte düşünce kuruluşları üzerinden yüzlerce rapor hazırlanıyor. Bu içeriklerle yapay zekaların Filistin meselesine vereceği cevapların yönlendirilmesi amaçlanıyor.

İÇERİK POLİTİKASI DEĞİŞİYOR

Youtube ve Instagram başta olmak üzere, Filistin gerçeklerini haykıran hesaplara ve videolara bilinçli bir kısıtlama getirildiği bilinirken, TikTok'un da ABD'deki operasyonları için gerçekleştirdiği anlaşma sonrası İsrail yanlısı politikası dikkat çekiyor.

TİKTOK'UN ABD'DEKİ FAALİYETLERİ İÇİN ANLAŞMA

Çin merkezli sosyal medya platformu TikTok'un, ABD'deki operasyonlarına devam etmesini sağlayacak anlaşma kapsamında, çoğunluğu Amerikalılara ait bir ortak girişim kuruldu. TikTok ABD Veri Güvenliği (USDS) ortak girişiminden yapılan açıklamada, girişimin ABD Başkanı Donald Trump'ın 25 Eylül 2025'te imzaladığı kararnameye uygun olarak kurulduğu bildirildi.

TikTok'un Algoritması ve İsrail'in Sosyal Medya Stratejisi

ORACLE, SİLVER LAKE VE MGX YÜZDE 15'ER PAYA SAHİP

Ortak girişimin 7 üyeli, çoğunluğu Amerikalılardan oluşan yönetim kurulu tarafından yönetileceğine işaret edilen açıklamada, TikTok Üst Yöneticisi (CEO) Shou Chew'in yanı sıra Oracle, Silver Lake ve Abu Dabi merkezli MGX'ten yöneticilerin şirketin yönetim kurulunda yer alacağı aktarıldı. Ortak girişimin CEO'sunun Adam Presser olacağı kaydedildi. Ortak girişimin 3 yönetici yatırımcısı olduğu belirtilirken, Silver Lake, Oracle ve MGX'in her birinin şirkette yüzde 15'er hisseye sahip olacağı ifade edildi.

TikTok'un ABD'de yeniden yapılandırılması, platformun İsrail'in etkisi altına girip girmediği tartışmasını yeniden gündeme getirdi. ABD'li kullanıcı verilerinin Oracle sunucularında tutulması ve algoritmanın ABD verileriyle yeniden eğitilmesi planlanırken, Oracle yönetiminin İsrail'le yakın ilişkileri eleştirilere neden oluyor. Gazze savaşı sırasında Filistin yanlısı içeriklerin TikTok'ta geniş kitlelere ulaşması, platformun ABD'deki siyasi tartışmaların merkezine oturmasına yol açmıştı.

TikTok kullanıcıları, platform için ürettikleri içeriklerde Katil İsrail'e yönelik eleştirilerinin engellendiğini belirtiyor. Kullanıcılar, 'TikTok İsrail medyası mı oldu?' şeklinde duruma tepkilerini dile getiriyor.

TikTok'un Algoritması ve İsrail'in Sosyal Medya Stratejisi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medyanın yeni bir "savaş aracı" olduğunu savunarak, TikTok'tan sonra sıranın X platformunda olduğunu ve şirketin sahibi Elon Musk ile de görüşeceklerini ifade etti.

İSRAİL'İN YAPAY ZEKA OYUNU

İsrail hükümeti destekli bir operasyonun, kendisini bağımsız bir Amerikan düşünce kuruluşu gibi gösteren "Hanover Institute" üzerinden yapay zeka sistemlerinin Filistin meselesine ilişkin vereceği yanıtları etkilemeye çalıştığı belirtildi. Kısa sürede 100'den fazla rapor yayımlayan kuruluşun, içeriklerini özellikle yapay zeka sistemlerinin bilgi toplama ve güvenilirlik değerlendirme biçimine göre hazırladığı ifade ediliyor.

Hanover Institute, 6 Ağustos'ta yayın hayatına başlamasının ardından yalnızca Filistin meselesine odaklanan 100'den fazla rapor yayımladı. Rapor başlıkları özellikle tartışmalı konuları hedef aldı. İçeriklerin yoğun biçimde istatistik, dipnot ve kaynak kullanması ve klasik Amerikan düşünce kuruluşlarının raporlarını andıran bir formatta hazırlanması, operasyonun dikkat çeken yönlerinden biri olarak gösteriliyor.

TikTok'un Algoritması ve İsrail'in Sosyal Medya Stratejisi

HEDEFTE YAPAY ZEKA SİSTEMLERİ VAR

Araştırmaya göre raporların hazırlanış biçimi, geleneksel internet kullanıcılarından çok yapay zeka sistemlerinin bilgi değerlendirme yöntemlerine hitap edecek şekilde tasarlanmış. Raporların önemli bir bölümü, kullanıcıların bir yapay zeka sohbet robotuna yöneltebileceği sorulara benzer başlıklarla hazırlanıyor. NewsGuard analisti Alice Lee, söz konusu içeriklerin güçlü istatistikler, kaynaklar ve akademik görünümlü bir tasarımla hazırlandığını belirterek bunların tipik bir Amerikan düşünce kuruluşunu taklit ettiğini ifade etti.

Hanover Institute'un yayınlarında İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, açlık, İsrail ordusunun faaliyetleri, Filistinlilerin yerinden edilmesi gibi konular ele alınıyor. Kuruluş kaynaklarının "hakemli ve akademik" olduğunu savunsa da araştırmada İsrail hükümeti, İsrail ordusu ve İsrail Dışişleri Bakanlığı gibi resmi kaynakların da raporlarda sıkça kullanıldığı belirtiliyor.

Responsible Statecraft, Hanover Institute'un hazırladığı 12 raporu yapay zeka tarafından yazılıp yazılmadığını anlamaya yarayan GPTZero adlı programla test etti. Test sonucunda 12 rapordan 11'inin yapay zeka tarafından yazılmış olma ihtimali "yüksek", birinin ise "orta" seviyede çıktı. Bu testlerin sonuçları dikkat çekici. Özellikle şirketin içeriklerini yapay zeka sistemlerinin nasıl çalıştığına göre hazırladığını açıkça söylemesi, raporların nasıl üretildiğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Hanover Institute operasyonunun tek örnek olmadığı da bildiriliyor. İsrail'in daha önce ABD Başkanı Donald Trump'ın eski seçim kampanyası yöneticisi Brad Parscale ile 46,5 milyon dolarlık bir proje kapsamında, yapay zeka sistemlerinin cevaplarını etkilemeye yönelik internet siteleri oluşturmak için çalıştığı ifade edildi. İsrail'in ABD'de yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetlerinin de Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından ciddi biçimde büyüdüğü belirtiliyor. Quincy Institute for Responsible Statecraft'ın araştırmasına göre, İsrail 2023'ten bu yana kamu diplomasisi faaliyetlerine 1 milyar doların üzerinde kaynak ayırdı.

Yorumlar (0)

Yorum Yap

0/1000 karakter

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!