Hakan Fidan: Suriye ile aramızda ortak bir gelecek var

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi.

KAYNAK CNN Türk
Hakan Fidan: Suriye ile aramızda ortak bir gelecek var

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, açıklamalarında, "Türkiye ile Suriye’nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmemiz mümkün değil. Aramızda sadece 900 küsur kilometrelik bir sınır değil; ortak bir tarih, ortak bir kültür ve ortak bir gelecek var." ifadelerini kullandı.

Bakan Esad Hasan Şeybani, bugün Türkiye'ye çalışma ziyareti gerçekleştiriyor.

Şeybani, Dışişleri Bakanı ile Ankara'da bir araya geldi.

Fidan ve Şeybani, görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Hakan Fidan, açıklamasında şunları kaydetti:

Ziyaretler var ve aynı zamanda yapısal hale getirilmiş ortak çalışma gruplarımız ve mekanizmalarımız mevcut. Çok sık bir araya gelerek, haberleşerek bu kurduğumuz mekanizmaların çalışmasına yönelik bilgi alışverişinde ve koordinasyon faaliyetlerinde bulunuyoruz. Yaptığımız çalışmalarda Suriye'nin giderek daha istikrarlı bir hale geldiğini ve ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin derinleştiğini gözlemliyoruz. Bu durum, bölgemizin ve ülkelerimizin geleceği açısından umut verici.

Suriye'deki olumlu tablo, bölgesel sahiplenme anlayışıyla hayata geçirdiğimiz ortak çabaların bir sonucudur. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Türkiye ile Suriye’nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmemiz mümkün değil. Aramızda sadece 900 küsur kilometrelik bir sınır değil; ortak bir tarih, ortak bir kültür ve ortak bir gelecek var.

Şam, Halep ve Hama daha zengin ve güvenli olduğunda, bunu Gaziantep’te, Mersin’de ve İstanbul’da hemen hissediyoruz. Aynı şekilde Suriye’nin herhangi bir köşesinde meydana gelen istikrarsızlık, Türkiye için de bir tehdit teşkil etmektedir. Bu anlayışla; terörle mücadele, savunma ve güvenlik alanlarında yürüttüğümüz iş birliğini daha da derinleştireceğiz. Suriye’de devam eden entegrasyon sürecinin kesintiye uğramadan tamamlanması, ülkemiz açısından önemlidir. Bütün silahlı unsurların ve sözde yapılanmaların merkezi ve meşru bir ulusal yapı altında bütünleşmesi, Suriye’nin birliği ve bölgemizin istikrarı açısından zaruridir.

Suriye ile ilişkilerimizi geliştirmekteyiz

Suriye ile ekonomik ilişkilerimizi de yeni dönemin ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmekteyiz. İkili ticaret hacmimizi artırmak amacıyla gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması, sınır kapılarının kapasitesinin artırılması, bankacılık kanallarının işletilmeye başlanması ve ulaştırma altyapılarımızın uyumlu hale getirilmesi şu anda önceliklerimiz arasında; ekiplerimiz bu konularda çalışmalar yürütüyor. Kamu kurumlarımız ve özel sektörümüz, Suriye’nin yeniden imarına, enerji altyapısının geliştirilmesine ve ulaştırma sisteminin rehabilitasyonuna katkı sunmak için de çalışmaktadır. Bölgesel projelerin bu hususta önemli rol oynayacağını değerlendiriyoruz. Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında başlattığımız karayolu ve demiryolu bağlantı girişimi de bu açıdan son derece önemlidir. Bu stratejik girişimin en kısa zamanda hayata geçirilmesi için çalışmalara başladık ve liderlerimizin aldığı karar doğrultusunda devam edeceğiz.

İkili ilişkilerimizde birçok somut proje hızla ilerlemekte. Şam’da Türk okulu açılması için izin süreçleri tamamlandı; teşekkür ediyoruz. Bu okulun yeni öğretim yılına yetişmesini hedefliyoruz. Türkiye-Suriye Ortak Üniversitesi’nin kurulması için de çalışmalar hızlandı. Sağlık sektörü, Suriye ile en yoğun çalışma yürüttüğümüz alanlardan biridir. Çok sayıda hastane projesinin yanı sıra Suriye’nin sağlık altyapısını inşa etmek için çalışmaktayız. Bu alandaki mutabakat muhtırası, Sağlık Bakanımızın haziran ayındaki Suriye ziyareti esnasında imzalanmıştı.

Aynı zamanda Suriye’nin küresel finans sistemine entegrasyonuna katkı sağlamaya çalışıyoruz. Suriye Merkez Bankası’nın Merkez Bankamız nezdinde Türk Lirası hesabı açmasına imkan tanınması bu bakımdan önemli bir adım teşkil etmiştir. Önümüzdeki dönemde de Türkiye-Suriye ilişkilerini daha ileri taşıma hedefi doğrultusunda yeni projeleri hayata geçireceğiz.

Suriye'nin güvenliği bölgemizin ortak sorumluluğudur

Hakan Fidan: Suriye ile aramızda ortak bir gelecek var

Bugünkü toplantımızda ayrıca bölgesel konuları da ele alma fırsatımız oldu. Amerika ile İran arasında müzakerelere geri dönülebileceğine ilişkin açıklamalardan memnuniyet duyuyoruz. Bir an önce ateşkesin yeniden sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını umuyoruz; bu konudaki katkılarımızla devam edeceğiz. Gelinen noktada görüşmeleri desteklemeyi sürdürüyoruz. Bu vesileyle bir hususun altını çizmek isteriz: Suriye, savaş boyunca bölgemizde istikrarın korunmasına katkı sunan bir ülke olarak öne çıkmıştır; bunu not etmek önemlidir. Dolayısıyla Suriye'nin güvenliğinin ve huzurunun korunması, bölge ülkeleri olarak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Diğer taraftan İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırıları, ülkenin istikrarına yönelik en ciddi tehditlerden biridir. Uluslararası toplum, İsrail'in işgalci zihniyeti karşısında tepkisini daha güçlü bir şekilde ortaya koymalıdır. 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na riayet edilmesi ve Suriye'nin egemenliğine saygı gösterilmesi için gerekli baskıyı uygulamalıdır.

İsrail barış istemediğini bir kez daha ortaya koymuştur

Filistin ve Lübnan'daki durumu da kapsamlı bir şekilde ele aldık. Lübnan, sınır komşumuzdur; orada olan her şey hem kendilerini hem de bizi yakından ilgilendirmektedir. Barış planının ikinci aşamasının yol haritası üzerinde mutabık kalındığı Amerika Başkanı Sayın Trump tarafından duyurulmuştu. İsrail'in buna rağmen saldırılarını sürdürmesi, Netanyahu'nun barış istemediğini bir kez daha ortaya koymuştur. İsrail hükümeti, barış çabalarını sabote etmeyi ve Filistinlileri Gazze'den koparmayı hedeflemektedir; bu hedef değişmemiştir. Mümkünse Gazze'yi Filistinsiz bir yer haline getirmeye çalışmaktadır. Ancak Netanyahu bu politikasında başarılı olamayacak; Gazzeliler Gazze'de yaşamaya ve geleceklerini inşa etmeye devam edecektir.

Nitekim işgalci İsrail'in karşısında anayurtlarına sahip çıkan cesur Filistinliler ve gerçekleri giderek daha iyi anlayan uluslararası toplum bulunmaktadır. Gelinen noktada Gazze'de ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, barış planının ikinci aşamasına geçilmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması dışında bir seçenek yoktur. Öte yandan Netanyahu hükümetinin Batı Şeria ve Kudüs'te de terör eylemlerini yoğunlaştırdığını görmekteyiz.

Dün Amman'da önemli bir toplantı gerçekleştirdik. Burada İslam dünyasından 20'ye yakın ülkenin katılımıyla İsrail'in Mescid-i Aksa'yı hedef alan mütecaviz eylemlerine karşı kolektif olarak alınabilecek tedbirleri görüştük. Aynı zamanda Kudüs'te Müslümanlara ait kutsal mekanların tarihi statükosunun ihlal edilmesine yönelik güçlü tepkimizi gösterdik ve bu mekanların yasal hamisi konumundaki Ürdün'e desteğimizi vurguladık.

Diğer taraftan bölgemizin içinde bulunduğu sınamalardan biri de Lübnan'dır. İsrail'in saldırgan ve yayılmacı emellerini tatbik ettiği Lübnan'da binlerce masum katledilmiş, bir milyonu aşkın sivil yerlerinden, evlerinden olmuştur. Bölgemizin huzuru için Lübnan'daki güvenlik ve istikrar ortamının tesisi kritik önem taşımaktadır. Bu kapsamda Lübnan ve Suriye ilişkilerinin normalleşmesi ve iş birliği alanlarının değerlendirilmesi adına atılan adımları memnuniyetle karşılıyoruz; bu konuyu detaylı bir şekilde ele aldık.

Yeni dönemde Suriye, sorunların değil, çözümlerin kaynağı olan bir ülkeye dönüşmektedir. Bölgedeki kardeşlerimizle tesis ettiğimiz iş birliği masalarında Suriye'nin de yer alması bizlere gurur vermektedir. Önümüzdeki dönemde de hem ikili ilişkilerimizi hem de bölgesel barış ve güvenliği daha ileri noktalara taşımak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Şeybani ise "İki ülke arasında bir koordinasyon komitesi var. Burada ortak meseleleri görüşüyoruz. Siyasi, ekonomik, ticari konularımızı öncelikli olarak belirledik. Türkiye ve Suriye arasındaki ticari ve ekonomik entegrasyon ile merkez bankası iş birliği çok önemlidir. İktisadi konulardaki iş birliğinin artırılması için iyi bir zemin oluşturmaktadır." dedi.

Suriyeli bakan ayrıca, "Terör ve milislerden arındırılmış, birlik içindeki bir Suriye (Türkiye ile) ortak sınırlarımızın korunmasının en güçlü güvencesidir" ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)

Yorum Yap

0/1000 karakter

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!