Avrasya ve Orta Doğu’nun Kesişme Noktası: Şam’da Diplomatik Konsolidasyon
Bakan Fidan’ın Suriye Ziyareti, Sadece İkili İlişkilerin Restorasyonunu Değil, Ukrayna Faktörüyle Küresel Bir Barış Arayışını Simgeliyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye’nin başkentine gerçekleştirdiği yüksek profilli ziyaretle yeniden tanımlanıyor.
Bölgesel çatışmaların Suriye üzerindeki sismik etkileri ve 17-29 Ocak Mutabakatları doğrultusunda kuzeydoğu bölgesinin merkezi idareye entegrasyonu, Ankara’nın proaktif diplomasisinin temel motivasyonunu oluşturmaktadır.
Bu diplomatik hamle, sadece Türkiye-Suriye ilişkilerinde bir konsolidasyon sağlamakla kalmamış; aynı zamanda Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin de katılımıyla gerçekleşen üçlü zirve üzerinden, Orta Doğu ve Doğu Avrupa dengelerini birleştiren hibrit bir müzakere zemini doğurmuştur.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam Uluslararası Havalimanı’nda mevkidaşı Esad Hasan Şeybani tarafından karşılanarak, 8 Aralık 2024’te başlayan "yeni Suriye" döneminin bir yılı aşkın sürede katettiği mesafeyi yerinde tahlil etme imkanı bulmuştur.
Stratejik Yeniden İnşa ve İdari Entegrasyon
Görüşmelerin teknik boyutunda, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği ana ekseni oluşturmaktadır:
Kuzeydoğu Entegrasyonu: 17 Ocak ve 29 Ocak mutabakatları çerçevesinde, ülkenin kuzeydoğusundaki yapıların merkezi yönetime eklemlenme süreci, bölgesel güvenliğin anahtarı olarak değerlendirilmiştir.
Kapasite İnşası ve Projeler: Suriye’nin yeniden imarı kapsamında Türkiye’nin sunduğu lojistik ve teknik destekler gözden geçirilmiş; her iki ülkenin menfaatine hizmet edecek iktisadi projeler mütalaa edilmiştir.
Bölgesel Güvenlik Mimarisi: Lübnan’daki istikrarsızlığın Suriye sathına yayılma riski ve sınır güvenliğine yönelik asimetrik tehditler karşısında ortak bir savunma refleksi geliştirilmesi kararlaştırılmıştır.
Analitik Bakış: Üçlü Zirve ve Küresel Diplomasinin Yeni Grameri
Bakan Fidan’ın Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği üçlü görüşme, modern diplomasi literatüründe "beklenmedik sinerji" olarak tanımlanabilecek bir gelişmedir.
Ukrayna krizinin aktörlerinden birinin, Orta Doğu’nun yeniden yapılandığı bir merkezde Ankara’nın arabuluculuğuyla yer alması, Türkiye’nin "merkez güç" rolünü pekiştirmektedir. Bu temaslar, sadece bölgesel bir yarayı sarmakla kalmayıp, aynı zamanda farklı coğrafyalardaki çatışma dinamiklerinin birbirini nasıl etkilediğini ve çözümün "bütüncül bir diplomasi" anlayışında yattığını göstermektedir.
22 Aralık 2025’teki üst düzey ziyaretten bu yana ivme kazanan Ankara-Şam hattı, artık küresel barışın laboratuvarı işlevini görmektedir.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!