ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'ın uzun vadeli tahvillerdeki satışı durdurmak için açıkladığı geri alım hamlesi piyasada kalıcı bir rahatlama sağlayamadı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, uzun vadeli kamu borçlanma kağıtlarındaki sert satış dalgasını durdurmak ve borçlanma maliyetlerini kontrol altına almak amacıyla tahvil geri alım adımını devreye soktu. Ancak bu müdahale, piyasada kalıcı bir etki yaratmadı.
Çarşamba günü açıklanan hamle, ilk aşamada faizleri düşürse de yatırımcıların satış baskısı iki gün içinde getirileri yeniden müdahale öncesindeki seviyelere taşıdı.
Wall Street Journal'ın aktardığı verilere göre, haftayı yüzde 4,737 seviyesinden tamamlayan 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi, bir önceki haftadaki yüzde 4,695 düzeyinin üzerine çıktı.
Müdahalenin ardından yatırımcılar dolardan uzaklaşarak altın ve kripto varlıklara yöneldi. Hafta genelinde Dolar Endeksi yüzde 0,7 gerilerken, Bitcoin yüzde 22 yükseldi.
Dünyanın en büyük tahvil piyasası olan ABD Hazine tahvilleri, konut kredilerinden öğrenci kredilerine kadar ekonomi genelindeki borçlanma maliyetlerinin temelini oluşturuyor.
Hafta başında 30 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,3'ü aşarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesine ulaşması ve ortalama konut kredisi faizlerinin yeniden yüzde 7 sınırına dayanması Hazine yönetimini harekete geçirdi.
Brookfield merkezli Annex Wealth Management Baş Stratejisti Brian Jacobsen, müdahalenin teknik bir ayarlamadan ziyade faiz hareketlerini kontrol altına alma girişimi olduğunu, ancak bu yüzeysel çözümün uzun sürmeyeceğini belirtti.

Bessent, göreve geldiğinde bütçe açığını azaltıp enerji fiyatlarını düşürerek borçlanma maliyetlerini azaltacaklarını savunmuştu. Ancak Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminde gümrük tarifeleri ve İran'a yönelik saldırılar piyasaları sarstı.
Haziran ayında petrol fiyatları gerilese de uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş devam etti.
Tahvil faizlerindeki baskıda bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 6 seviyesinde kalması, yapay zeka odaklı şirketlerin büyük tahvil ihraçlarının kamu kağıtlarına olan talebi gölgelemesi ve Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh'ın belirsiz tutumu etkili oldu.
Bu süreçte brüt ABD kamu borcu da ilk kez 40 trilyon dolar barajını aştı.
CNBC yayınına katılan Bessent, yatırımcıların temel ekonomik verilerle örtüşmeyen "hatalı bilgilere" sahip olduğunu öne sürerek müdahaleyi savundu.
Plan kapsamında Hazine, likiditesi düşük uzun vadeli tahviller için azami geri alım tutarını 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracak ve bu operasyonları kısa vadeli Hazine bonoları ihraç ederek finanse edecek.

Piyasa uzmanları, çarşamba günkü ilk faiz düşüşünün hazırlıksız yakalanan yatırımcıların pozisyon kapatmasından kaynaklandığını, ardından temel dinamiklerin yeniden baskın çıktığını ifade ediyor.
TD Securities ABD Faiz Stratejisi Başkanı Gennadiy Goldberg, mevcut tablonun ABD'nin 2011'deki ilk kredi notu indirimini andırdığını ve merkez bankası ile Hazine dahil kurumlara olan güvende bir aşınma yaşandığını belirtti.
Spectra Markets Başkanı Brent Donnelly, adımın bir güvence mekanizması izlenimi yarattığını ancak arkasında yeterli kararlılığın bulunmadığını dile getirdi.
Jacobsen, Bessent'ın piyasaları nasıl hareket ettireceğini bildiğini ancak bir yatırımcı perspektifiyle yalnızca kısa vadeli adımlara odaklandığını, meselenin uzun vadeli yapısal sorunlardan kaynaklandığını kaydetti.
Piyasalardaki tedirginliğin Fed Başkanı Warsh'ın Kansas City Fed'in gelecek cuma düzenleyeceği yıllık Jackson Hole sempozyumunda yapacağı konuşmaya kadar sürmesi bekleniyor.
JPMorgan Asset Management Sabit Getirili Menkul Kıymetler Portföy Yöneticisi Priya Misra, Fed bünyesinde çalışma grupları kuran Warsh'ın artık net konuşması gerektiğini belirterek, "Enflasyon verileri faiz artırımını gerektirmiyor ancak şartlar değişirse faiz artırmaktan çekinmeyiz." şeklinde somut bir mesaj vermemesi durumunda piyasanın sabrının tükeneceğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!