AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Bölgesel İstikrar ve "Süreç" Mesajı: Önce Silah Bırakma, Sonra Yasal Adım
Neçirvan Barzani’ye Geçmiş Olsun Dileklerini İleten Çelik, İsrail’in Kürtleri Bölgesel Savaşa Çekme Çabalarına Karşı Sağduyu Çağrısı Yaptı
AK Parti'den kritik açıklamalar geldi. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan MYK sonrası gündemi değerlendirdi . Çelik, Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) Başkanı Neçirvan Barzani’nin konutuna düzenlenen saldırıyı kınayarak, bölgedeki Kürt aktörlerin İsrail-İran savaşına çekilme gayretlerine karşı sergilediği sağduyunun hayati önemde olduğunu vurguladı. Bu sağduyulu duruşun, bölgeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin planlarını bozduğu belirtildi.
Çelik, Türkiye’nin iç gündemindeki "terörsüz Türkiye" ve yeni "süreç" tartışmalarına da açıklık getirdi. Sürecin tesadüfi bir gelişme değil; Cumhur İttifakı’nın iradesi, devlet politikası ve TBMM’nin koordinasyonuyla yürütülen üç boyutlu bir strateji olduğunu ifade etti.
Bu stratejinin temel şartının ise "önce tam silah bırakma" olduğunu, yasal düzenlemelerin ancak bu aşamadan sonra Meclis zemininde konuşulabileceğini net bir dille ortaya koydu.
Suriye modeline de değinen Çelik, terör yapılanmalarının silah bırakması durumunda siyasi sürece dahil olabileceğini, bugün Suriye’de bir Kürt’ün Savunma Bakan Yardımcısı olarak görev yapabilmesinin bu tür bir entegrasyonun örneği olduğunu hatırlattı.
Türkiye’nin hedefinin, herhangi bir cezasızlık algısı oluşturmadan, bölgeyi terörden arındırarak demokratik ve yasal zemini güçlendirmek olduğu kaydedildi.
Bölgesel Savaş Riski ve Kürtlerin Sağduyulu Duruşu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bölgesel çatışmalara ve provokasyonlara ilişkin analizleri şu noktaları kapsıyor:
İsrail’in Provokasyonu: İsrail’in, Kürt grupları İran ile olan savaşın bir parçası haline getirmek için yoğun istihbari ve siyasi faaliyet yürüttüğü, bazı açık kaynaklara da yansıyan temasların olduğu ifade edildi.
Barzani’ye Destek: Neçirvan Barzani’nin konutuna yapılan saldırı sonrası Türkiye’nin tam desteği yinelendi ve Kuzey Irak’taki Kürtlerin güvenliğinin Türkiye için öncelikli olduğu belirtildi.
İran ve Irak Kürtleri: İran ve Irak’taki Kürt kanaat önderlerinin haksız bir savaşın parçası olmayacaklarını ilan etmelerinin, bölgesel yangının yayılmasını engelleyen "kıymetli bir direnç" olduğu vurgulandı.
Yeni Süreç: Üç Boyutlu Devlet Stratejisi
Çelik, "terörsüz bölge" vizyonu doğrultusunda yürütülen çalışmaların yasal ve siyasi çerçevesini şöyle özetledi:
- Cumhur İttifakı İradesi: AK Parti ve MHP’nin bütünlük içerisinde hareket ettiği, strateji heyetlerinin haftalık toplantılarla meseleyi canlı tuttuğu belirtildi.
- Devlet Politikası: Sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla kurumsal bir devlet mekanizmasına dönüştüğü aktarıldı.
- Meclis ve Silah Bırakma: TBMM’nin süreçteki nihai karar verici olduğu, ancak yasal adımların atılması için terör örgütünün feshi ve silahların tamamen bırakılmasının şart olduğu ifade edildi.
"Önce Silah" Şartı ve Suriye Deneyimi
Ömer Çelik’in açıklamaları, Türkiye’nin yeni dönemde izleyeceği "süreç" metodolojisinin, geçmişteki deneyimlerden süzülen bir "şartlılık" ilkesine dayandığını gösteriyor.
"Silah bırakma" ve "yasal düzenleme" arasındaki kronolojik sıralamanın altının bu denli kalın çizilmesi, devletin güvenlik bürokrasisi ile siyasi kanadının tam bir uyum içerisinde olduğunu kanıtlıyor.
Özellikle Suriye örneği üzerinden verilen "Kürt Bakan Yardımcısı" detayı, Türkiye’nin "Kürtlerle değil, terörle mücadele" mesajını bölge halkına daha somut bir şekilde ulaştırma çabasıdır.
Bu yaklaşım, İsrail’in bölgedeki etnik fay hatlarını tetikleme stratejisine karşı Türkiye’nin "kardeşlik ve ortak gelecek" kalkanını devreye soktuğunun bir göstergesidir.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!