Başsavcılık Düğmeye Bastı: "Laiklik Bildirisi"ne Adli Soruşturma
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Şikayeti Üzerine 168 İmza Sahibi İfadeye Çağrıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) sunduğu suç duyurusu dilekçesini işleme koyarak "Laikliği birlikte savunuyoruz" başlıklı bildiriye yönelik kapsamlı bir soruşturma başlattı.
Bildiride yer alan ifadelerin "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçunun unsurlarını taşıdığı iddiasıyla, metnin altında imzası bulunan 168 kişi hakkında adli süreç işletiliyor. Emniyet birimleri, Başsavcılığın talimatıyla şüphelilerin ifadelerini almak üzere bugün itibarıyla işlemleri başlattı.
Suç Duyurusunun Gerekçesi: "Toplumsal Barış"
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sunulan dilekçede, bildiride geçen "gerici azınlığın provokasyonu" ve "şeriatçı dayatmalar" gibi ibarelerin toplumsal kutuplaşmayı tetiklediği savunuldu.
Bakanlık, bu ifadelerin sadece kamu idaresini hedef almadığını, aynı zamanda toplumun bir kesimine yönelik ağır ithamlar içererek barış ortamını zedelediğini öne sürdü.
Adli makamlar, bu söylemlerin Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddeleri kapsamında bir suç teşkil edip etmediğini inceleyecek.
Süreç Nasıl İşleyecek?
Emniyetteki ifade verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından hazırlanan evraklar, değerlendirilmek üzere yeniden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilecek.
Savcılık, ifadeler ve deliller ışığında dosyanın davaya dönüşüp dönüşmeyeceğine karar verecek.
Eğer yeterli şüphe oluşursa, 168 imza sahibi hakkında TCK 216. madde uyarınca iddianame düzenlenerek yargı süreci başlatılacak. Şu an için tüm şüphelilerin ifade süreci devam ediyor.
TCK 216 ve Adli Tekabüliyet
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesi, "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçunu düzenlemektedir.
İlgili maddenin birinci fıkrası, halkın bir kesimini diğer bir kesimine karşı kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimsenin, "kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde" 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını öngörür.
Yargıtay yerleşik içtihatlarında, bu suçun oluşması için sadece sözlerin sarf edilmesini yeterli görmemekte, toplumsal bir infial veya şiddet ihtimalinin (somut tehlike) varlığını aramaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı, 652 sayılı KHK ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde, kurumun saygınlığını ve eğitim düzenini koruma gerekçesiyle suç duyurusunda bulunma hukuki ehliyetine sahiptir.
Gözler Savcılığın Kararında
İfade işlemlerinin hızı, davanın açılıp açılmayacağı konusundaki takvimi de netleştirecek. Kamuoyunda geniş yankı bulan bu soruşturmanın, düşünce ve ifade özgürlüğü ile toplumsal barışın korunması arasındaki hukuki sınırlara dair yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.
Kaynak: Trt Haber
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!