Lafarge Davasında Karar 2026’da: Süreç Nereye Evriliyor?

Fransız çimento devi Lafarge’ın terör örgütlerini finanse etmekle suçlandığı tarihi davada duruşmalar sona erdi. Mahkemenin açıklayacağı kararın küresel etkileri ne olacak?

Lafarge Davasında Karar 2026’da: Süreç Nereye Evriliyor?

Dev Şirket İçin Yolun Sonu mu?

Fransız çimento devi Lafarge'ın Suriye’deki faaliyetleri sırasında terör örgütlerini finanse ettiği iddiasıyla yargılandığı dava, küresel iş dünyası ve hukuk çevreleri için dönüm noktası niteliği taşıyor. 

Paris Ceza Mahkemesi'nde görülen tarihi davanın duruşma süreci tamamlanırken, 13 Nisan 2026 olarak belirlenen karar tarihi, uluslararası şirketlerin çatışma bölgelerindeki sorumluluklarına dair yeni bir standart belirleyebilir.

Fabrikadan Teröre Uzanan Skandal

Süreç, 2013-2014 yıllarında Lafarge’ın Suriye’nin kuzeyindeki çimento fabrikasını açık tutabilmek adına DEAŞ dahil bölgedeki silahlı gruplara ödeme yaptığı iddialarıyla başladı. 

2021 yılında Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan ve şirketin Fransız istihbaratıyla koordineli hareket ettiğini kanıtlayan belgeler, davanın seyrini tamamen değiştirerek meselenin sadece ticari değil, derin siyasi boyutları olduğunu da ortaya koydu.

Kim, Kendini Nasıl Savunuyor?

Mahkeme salonunda gerilim yüksekti. Eski CEO Bruno Lafont, ödemelerden haberdar olmadığını ve masum olduğunu savunurken; Operasyonlardan Sorumlu eski Müdür Yardımcısı Christian Herrault, ödemelerin sadece çalışanların güvenliği için yapıldığını iddia etti. 

Savunma tarafı, Fransız istihbarat birimlerinin her adımdan haberdar olduğunu belirterek sorumluluğu devlete paylaştırmaya çalışırken; savcılık makamı sanıklar için 18 aydan 8 yıla kadar hapis cezası ve milyonlarca avroluk yaptırım talep ediyor.

Bu Dava Dünyaya Ne Anlatiyor?

Lafarge davası, "şirketlerin suç ortaklığı" kavramını ilk kez bu kadar net bir şekilde masaya yatırıyor. Bir sanayi devinin, sadece kar etmek veya operasyonlarını sürdürmek adına terör örgütleriyle finansal ilişkiye girmesi, hukuki olarak "insanlığa karşı suçlara ortaklık" kapsamında değerlendiriliyor. 

Bu davanın sonucu, çatışmalı bölgelerde faaliyet gösteren tüm çok uluslu şirketler için bir uyarı fişeği niteliğinde.

2026’da Bizleri Ne Bekliyor?

2026 yılında çıkacak karar, sadece Lafarge’ın değil, Fransız devletinin de bu süreçteki rolünü tescilleyebilir. 

Eğer mahkeme talep edilen ağır hapis ve para cezalarını onaylarsa, bu durum uluslararası şirketlerin "bilgimiz yoktu" veya "mecbur kaldık" savunmalarını geçersiz kılacak bir içtihat oluşturacak. 

Öte yandan, verilecek cezanın niteliği, Avrupa Birliği'nin terörün finansmanına karşı takındığı tavrın samimiyet testine dönüşecek.

Kaynak: Trt Haber

Yorumlar (0)

Yorum Yap

0/1000 karakter

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!