Külçe Altın Fırladı: İşte Güvenli Limanın Son 5 Yıllık Getiri Rekoru!
Global riskler ve merkez bankası alımlarıyla desteklenen külçe altın, yatırımcılarına sunduğu reel getiriyle son 61 ayın en üst seviyesine ulaşarak tüm geleneksel yatırım araçlarını geride bıraktı ve güvenli liman rolünü pekiştirdi.
Rekor Getirinin Detayları: %47.46'lık Büyüme
Anadolu Ajansı'nın (AA) derlediği verilere göre, külçe altın, enflasyondan arındırılmış (reel) getiride önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Ekim ayında yıllık bazda reel getiri, Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde tam yüzde 47,46 olarak hesaplandı.
Bu oran, külçe altının yıllık bazda son 61 ayda (Eylül 2020'den bu yana) yatırımcısına sağladığı en yüksek reel kazanç olarak kayıtlara geçti. Altın, bu yüksek getiriye ulaşmadan önce Kasım 2022'de yüzde 30'u aşan kayıplar da yaşamıştı, ancak son 5 yıllık süreçte 35 ayda kazandırırken, 26 ayda reel kayıp yaşattı.
Tüm Rakiplerini Geride Bıraktı
Altının ekim ayındaki performansı, diğer finansal yatırım araçlarıyla karşılaştırıldığında da dikkat çekti:
Nominal Getiri: Altın, yıllık bazda yüzde 87,27 nominal getiriyle tüm rakiplerini geride bıraktı.
Reel Getiri (TÜFE): Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde dahi altının reel getirisi yüzde 40,94 oldu.
Külçe altın, bu süreçte mevduat faizi, dolar, avro, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) ve BIST 100 endeksi gibi geleneksel yatırım araçlarının tamamını geride bırakarak yatırımcılar için en cazip seçenek haline geldi.
Altın Neden Zirvede?
Altının reel getirisinin son 5 yılın zirvesine oturmasında, hem küresel hem de yerel piyasalardaki risk algısı belirleyici oldu. Bu yükselişin ardındaki temel etkenler şunlardır:
Jeopolitik Riskler: Rusya-Ukrayna Savaşı'nın devam etmesi, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları gibi bölgesel çatışmalar ve ABD ile Çin arasındaki ticari gerilimler, yatırımcıları klasik "güvenli liman" olarak görülen altına yönlendirdi. Risk arttıkça altın fiyatı küresel ölçekte güçlendi.
Merkez Bankası Talebi: Bireysel yatırımcıların yanı sıra, dünya genelindeki merkez bankalarının da rezerv çeşitlendirme ve riskten korunma amacıyla yoğun altın alımlarına devam etmesi, ons fiyatını 4 bin 300 doların üzerine taşıyan ana dinamiklerden biri oldu.
Enflasyona Karşı Koruma: Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde elde edilen yüzde 47,46'lık rekor getiri, altının Türkiye'deki yüksek enflasyon ortamında alım gücünü koruma ve hatta artırma yeteneğini kanıtladı. Bu durum, yerel yatırımcı talebini de yükseltti.
Haber Kaynağı: AA
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!