Kıbrıs Meselesinde Tek Gerçekçi Çözüm: İki Devletli Yapı Vurgusu
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile gerçekleştirdiği kapsamlı görüşmelerin ardından, Türkiye'nin Kıbrıs meselesindeki değişmez ve net duruşunu bir kez daha dünyaya ilan etti.
Erdoğan, Ada'da adil, kalıcı ve gerçeklere uygun bir çözüme ulaşmanın en gerçekçi yolunun, Ada'da iki devletin bir arada, yan yana var olmasından geçtiğine inandıklarını belirtti.
Bu açıklama, yıllardır süregelen ve sonuçsuz kalan federal çözüm arayışlarından kesin bir kopuşu teyit ederken, Türkiye'nin iki devletli çözüm vizyonunun kararlılıkla sürdürüleceğini gösteriyor.
Çözümsüzlüğün Temel Nedeni ve Masadaki Yeni Kural
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs meselesinin bugüne kadar çözümsüz kalmasının kökenindeki soruna dikkat çekti: Rum tarafının, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü reddetmesi.
Rum Tarafının Kabul Etmediği Gerçekler
Erdoğan'a göre Rum tarafı, ne siyasi gücü ne de ekonomik refahı Ada'daki Türklerle paylaşmak istemiyor. Rum yönetiminin amacı, Kıbrıslı Türkleri, 1963'te silah zoruyla ele geçirdikleri ortaklık devletinde azınlık konumuna indirgemekten ibaret.
Cumhurbaşkanı, bu rehavetin oluşmasında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin geçmişteki yanlış kararlarının ve Annan Planı'nı reddetmesine rağmen Rum yönetimini Avrupa Birliği'ne üye olarak kabul eden AB'nin hatalarının büyük payı olduğunu hatırlattı.
Artık "Dostlar Alışverişte Görsün" Dönemi Bitti
Erdoğan, 1968'den bu yana yapılan ve bir sonuca ulaşamayan müzakerelere artık sırf göstermelik olsun diye devam edilmeyeceğini kesin bir dille belirtti.
2017'de Rum tarafının masayı terk etmesiyle çöken müzakere sürecine atıfta bulunarak, "Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı kurutulamaz," ifadesiyle eski dönemin ezberlerinden vazgeçildiğini vurguladı.
Bu duruş, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'ın egemen eşitlikten taviz verilmeyeceği yönündeki mesajlarıyla tam bir uyum içindedir.
Türkiye'den KKTC'ye Tam Destek ve Gelecek Projeleri
Türkiye, Ana vatan ve garantör devlet olarak, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağının garantisini verdi.
Görüşmelerde ayrıca, Türkiye-KKTC iş birliğinin hızlandırılması, Kıbrıs Türklerinin refahını artıracak ve on yıllardır maruz kaldığı haksız tecritten en az etkilenmelerini sağlayacak projeler değerlendirildi. Türkiye, Kıbrıs Türk halkının uğradığı haksızlıkları ve sesini uluslararası topluma duyurabilmesi için siyasi ve diplomatik gayretlerine kararlılıkla devam edecektir.
Analiz ve Değerlendirme
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile yaptığı görüşme sonrasında verdiği mesajlar, Türkiye'nin Kıbrıs politikasında uzun süredir devam eden iki devletli çözüm pozisyonunu en üst düzeyde teyit etmektedir.
Bu açıklamalar, Ankara’nın artık zaman kaybetmek istemediğini ve diplomatik enerjisini, çözümün Rum tarafının siyasi iradesine bağlı olduğu federasyon modelinden, KKTC’nin statüsünü güçlendirmeye odaklı iki devletli modele kaydırdığını göstermektedir.
Özellikle "eski dönemin ezberleriyle iğneyle kuyu kazmaya uğraşmak bizi bir yere götürmez" ifadesi, uluslararası topluma, çözüm iradesinin Kıbrıs Türklerinde olduğu ancak Rum tarafının egemen eşitliği kabul etmeden masada anlamlı bir ilerleme sağlanamayacağı yönünde güçlü bir sinyaldir. Türkiye, bu strateji ile uluslararası konjonktürün değiştiğini ve Kıbrıs'taki mevcut durumun sürdürülemez olduğunu vurgulamaktadır.
Haber Kaynağı: IHA
Resim: Medya Gunlugu
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!