İsrail'de sağ çizgideki medya, İsrail'in Türkiye sınırına yakın bir Suriye hava üssünü vurmasının ardından Ankara ile gerilimin tırmanma ihtimaline işaret eden değerlendirmeler yayımladı.
Geniş bir okuyucu kitlesine sahip sağcı gazete, Türkiye'nin "aşırı İsrail karşıtı ideolojisinin" yeni olmadığını savunurken, "son aylarda Türkiye'de İsrail'i son derece rahatsız eden süreçlerin yaşandığını" yazdı.
Gazete, İsrail'in 18 Ağustos Salı günü Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı, "İsrail'in Türkiye ve Suriye için bir kırmızı çizgi belirleme girişimi" şeklinde yorumladı.
Habere göre İsrail, Türkiye'ye "Suriye'de konuşlanmaya çalışmaması" mesajı verdi.
Gazeteye göre, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'ya da "Türklerin topraklarını ve varlıklarını İsrail'in güvenlik çıkarlarına zarar vermek amacıyla Suriye'de kullanmasına izin vermemesi" uyarısı yapıldı.
Gelecekte "Türkiye'nin en az İran kadar İsrail'in düşmanı olacağı" öne sürüldü.
Milli Savunma Bakanlığı'nın 20 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'nde yaşanan gelişmelere dikkat çekildi. Suriye Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklama yaptı.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi, ABD'nin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurmak için çalıştığını söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen bir medya organı, Türkiye'nin bölgede Mısır ve Suudi Arabistan'ı da içerebilecek "kötücül bir Sünni eksen" oluşturmaya çalıştığını yazdı.
Eski ordu komutanı, İsrail'in Türkiye ile doğrudan iletişim kurmadan ona "kırmızı çizgisini" gösterdiğini ifade etti.
Sol çizgideki bir gazete, Suriye saldırısının "Şam ile Ankara'yı daha fazla yakınlaştırma riski yarattığına" dikkat çekti.
Yazıda, Washington, Suriye ve Türkiye'deki yetkililerin, ekim ayında yapılacak İsrail seçimlerinin de bu gerilimde "rol oynadığından şüphelendiği" yorumu yer aldı.
Bir başka gazete ise, İsrail'in saldırısının Türk güçleriyle doğrudan bir çatışmadan kaçınmak için gerekli olduğu şeklinde yorumlayan iki uzman görüşüne yer verdi.
Tel Aviv Üniversitesi'ne bağlı bir uzman, İsrail'in Türkiye ile çatışmakla "ilgilenmediğini" ve bu nedenle "Türkiye'yi sınırlarından uzak tutmak için mümkün olan her şeyi yaptığını" söyledi.
Türkiye, "Kuzeydeki mevcut konumunda kaldığı ve kademeli olarak güneye doğru ilerlemeye çalışmadığı sürece... İsrail kendisini güvende hissedebilir" dedi.

Bir başka araştırmacı, Türkiye'nin Suriye'deki etkisinin çok daha derine kök saldığını ve "Suriye'den kaynaklanan tehdidin" yalnızca Ankara'nın varlığıyla sınırlı olmadığına işaret etti.
Suriye Savunma Bakanlığı'nın "pek çok açıdan" Türkiye'nin kontrolünde olduğunu öne süren uzman, bu kadar yeni kurulmuş bir yönetimin "tepeden tırnağa silahlanmış" olmasını ve askeri kapasitesini bu kadar hızlı artırmasını tuhaf bulduğunu belirtti.
İsrail'de ana akım medya, özellikle seçim öncesinde siyasi saiklerle alınabilecek kararların yaratacağı riskler başta olmak üzere, Türkiye ile yaşanabilecek gerilimin tırmanmasına ilişkin endişelere odaklandı.
Bir medya organı, savunma yetkililerinin seçim öncesinde siyasi saiklerle bir tırmanış yaşanmasından endişe duyduğunu aktardı.
Yetkililerin Gazze'de artan saldırılara rağmen "gereksiz savaşlara ortak olmayacaklarını" söylediği bildirildi.
Bir başka kanal, İsrailli yetkililerin Türkiye'nin askeri varlığını temel bir endişe kaynağı olarak gördüğünü, özellikle de Türkiye'nin Suriye üslerini kullanmasından ve deniz faaliyetlerinden kaygı duyduklarını belirtti. Kanal, üst düzey bir subayın, "İhtiyacımız olan son şey Türk ordusuna karşı açık bir savaş" uyarısında bulunduğunu aktardı.
Bir gazete, Suriye de dahil olmak üzere İsrail'in askeri başarılarının "diplomatik felç" nedeniyle gölgelendiğini savundu ve birden fazla cephede yürütülen askeri faaliyetlerin yanında siyasi kanalların daha fazla kullanılması çağrısında bulundu.
Bir internet sitesi, "Bu arada İsrailli güvenlik yetkilileri, Türkiye'yi yalnızca karada değil denizde de izliyor" denildi.
"Yetkililere göre Türkiye, güç gösterisinde bulunma amacıyla, daha önce varlık göstermediği Ortadoğu'nun bazı bölgelerine deniz unsurları sevk ediyor; bunların bazıları İsrail gemilerine çok uzak olmayan noktalarda bulunuyor."
Haberde İsrailli güvenlik yetkililerinin Türkiye ile savaş senaryosunun şu an temel alınmadığını ve Türkiye'nin düşman bir devlet değil, rakip bir devlet olarak görüldüğünü söyledikleri aktarıldı. Ancak kaynaklar bunun, "bir anda değişebilecek olan hassas bir denge" olduğunu vurguladılar.
Bir kamu yayıncısının 10 Ağustos tarihli bir haberinde, İsrail'in savunma kurumlarının, Suriye'nin hava kuvvetlerini yeniden inşa etme çabalarını hızlandırdığını tespit ettiği belirtildi.
Habere göre İsrail'deki temel endişe, Türkiye'nin Suriye'deki artan varlığı. Bu kapsamda, İsrail'in Suriye hava sahasındaki hareket serbestisini kısıtlayabilecek hava savunma sistemlerinin konuşlandırılması ihtimali de kaygı kaynağı olarak öne çıktı.
Bir güvenlik yetkilisi, İsrail'in "Suriye'deki gelişmeleri izlediğini" ve "endişelerini" ABD ile paylaştığını söyledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!