İmamoğlu Davasında 27. Duruşma Tamamlandı: "Reddi Hakim" Talebine Ret
414 Sanıklı Dev Davada Savunma Sırası ve Usul Tartışmaları Yaşandı
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 27. duruşması sona erdi.
Duruşmaya damga vuran gelişme, sanıklardan Aykut Erdoğdu’nun avukatı tarafından sunulan "reddi hakim" talebinin, mahkemece "davayı uzatmaya yönelik" olduğu gerekçesiyle reddedilmesi oldu.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarını almaya devam ederken duruşmayı yarına erteledi.
Savunma Sırasında Değişiklik ve İmamoğlu’nun İtirazı
Duruşmada usule ilişkin dikkat çeken bir diğer gelişme ise tutuklu sanık iş insanı Adem Soytekin’in savunma sırasının öne çekilmesi oldu. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, sanığın diğer tutuklularla yaşadığı sorunlar nedeniyle verdiği dilekçeyi dikkate alarak savunmasının yarın alınacağını açıkladı.
Söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, bu değişikliğe şu sözlerle itiraz etti:
"Hazırlıksız Yakalanabilirler": Savunma sırasının aniden öne çekilmesinin diğer sanık avukatlarını zor durumda bırakabileceğini ve savunma hakkını kısıtlayabileceğini belirtti.
"Zan Altında Bırakabilir": Bu tür bir uygulamanın sanıklar arasında yanlış anlaşılmalara yol açabileceğini ifade ederek kararın gözden geçirilmesini istedi.
Söz Hakkı Talebi: Perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesi öncesinde kendisine mutlaka söz hakkı verilmesini talep etti.
Avukat-Müvekkil Gizliliği Tartışması
Duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun avukatı olması nedeniyle sanık kürsüsünde bulunan Mehmet Pehlivan’ın savunmasına devam edildi. Pehlivan, hakkındaki suçlamaları reddederken "avukat-müvekkil gizliliği" ilkesine vurgu yaptı:
Pehlivan: "İmamoğlu'nun avukatı olduğum için buradayım. Başka birinin avukatı olsaydım yargılanmayacaktım. Masumiyet karinesi ihlal ediliyor."
İmamoğlu’nun "Size hukuka aykırı bir talimatım oldu mu?" sorusuna Pehlivan, "Meslek sırrı gereği hiçbir görüşmeyi açığa vuramam ancak sorduğunuz için söyleyeyim; hayır, böyle bir talimat vermediniz" yanıtını verdi.
160 Milyar Liralık Kamu Zararı İddiası
Türkiye’nin en geniş kapsamlı suç örgütü davalarından biri olan bu süreçte, iddianameye konu edilen ekonomik büyüklük dikkat çekicidir. İddianamede, örgütün 2014’ten bu yana 143 farklı eylemle kamuya yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar zarar verdiği öne sürülüyor.
Örgüt şemasında İmamoğlu "elebaşı", Murat Ongun ve Fatih Keleş gibi isimler ise "yönetici" sıfatıyla yer alırken, istenen hapis cezaları binli yılları (İmamoğlu için 2 bin 430 yıla kadar) buluyor.
Davanın gidişatı, özellikle "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak isteyen yönetici düzeyindeki sanıkların (Adem Soytekin, Hüseyin Gün, Ertan Yıldız) yapacağı açıklamalarla yeni bir seyir kazanabilir.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!