Gazze'de 'Ölüm Tuzağı': Evine Dönenleri Bombalar ve Tanınmaz Cesetler Bekliyor
Gazze Şeridi'nde yürürlüğe giren ateşkesin üzerinden haftalar geçmesine rağmen, bölge halkı için tehlike çanları çalmaya devam ediyor.
Israil askeri operasyonlarından geriye kalan patlamamış mühimmatlar (UXO), evlerine dönen Filistinliler için adeta bir 'ölüm tuzağı' oluştururken; İsrail tarafından iade edilen onlarca tanınmaz haldeki ceset, yeni bir insani krizin fitilini ateşledi.
Patlamamış Bombalar: Sessiz Katliamın Yeni Yüzü

İsrail ordusunun geride bıraktığı patlamamış mühimmatlar, Gazze'de en az 53 kişinin ölümüne ve yüzlercesinin yaralanmasına yol açtı. İki yıla yayılan savaşın ardından yıkılmış evlerine ve mahallelerine geri dönen Filistinliler, her adımda ölümcül bir riskle karşı karşıya kalıyor.
Her Dönen Ev Bir Risk: 53 Kişi Hayatını Kaybetti
Ateşkesin sağladığı görece sükûnet, patlamamış bombaların yarattığı bu sessiz tehdidi durdurmaya yetmiyor. Savaşta evleri yıkılmayan veya hasar görenler, enkazları temizleme ya da yaşam alanlarını yeniden inşa etme çabalarında, toprağa gömülü ya da binaların kalıntıları arasına sıkışmış mühimmatlarla karşılaşıyor.
Bu durum, Gazze'deki yaşamın yeniden başlaması önündeki en büyük fiziki engellerden biri olarak öne çıkıyor.
İade Edilen Cesetlerde Kimlik Çıkmazı: İşkence İddiaları

Ateşkes kapsamında İsrail'in iade ettiği onlarca Filistinlinin cesedi, bölgede derin bir duygusal ve adli sorun yarattı. İade edilen cenazelerin çoğunun "tanınmaz" durumda olması, birçok cesette işkence ve sakatlama belirtileri olduğu yönündeki iddiaları beraberinde getirdi.
Cesetlerin kimliklerinin tespit edilememesi, aileleri büyük bir belirsizlik ve yas tutamama sarmalına itiyor.
Kimlik Tespiti İçin Yeni Ofis: Ailelere Umutsuz Çağrı
Gazze Sağlık Bakanlığı, iade edilen yüzlerce kişinin kimliklerini tespit etmek amacıyla yeni bir ofis açtığını duyurdu. Bu ofis, ailelere cesetleri kıyafetleri veya ayırt edici izler aracılığıyla teşhis edebilmeleri için çağrıda bulunuyor.
Ancak bölgede adli tıp laboratuvarlarının ve test olanaklarının bulunmaması, yüzlerce cesedin kimliğini belirleme sürecini neredeyse imkânsız hale getiriyor ve bu insani dramı derinleştiriyor.
Kırılgan Ateşkesin Gölgesinde Gazze'nin İnsani Dramı ve Siyasi Gerilimler
Gazze'deki kriz, yalnızca patlamamış bombalar ve cesetlerin kimlik tespitiyle sınırlı değil. Bölge, yiyecek, temiz su ve yakıt eksikliği ile boğuşurken, iki yıllık savaşın bıraktığı psikolojik yıkım da devasa boyutlara ulaştı.
Dünya Sağlık Örgütü, akıl sağlığı tedavisine ihtiyaç duyan kişi sayısının bir milyonu aştığını bildiriyor.
Ekonomik cephede ise tablo daha da karanlık: Filistin ekonomisi savaşın başlamasından bu yana %29 oranında daralırken, Gazze ekonomisi 2023-2025 yılları arasında %87,4'lük şok edici bir çöküş yaşadı.

Stabilizasyon Gücüne Veto ve Yeniden İşgal Sinyalleri
Ateşkesin kalıcılığını sağlamak amacıyla düşünülen uluslararası istikrar gücü oluşturma çabaları, İsrail'in müdahalesiyle sekteye uğruyor. İsrail, bu güce katılacak ülkelerin "İsrail'e dost" olması şartını koşarak ve özellikle Türkiye'nin katılımını veto ederek siyasi bir engel oluşturuyor.
Max Haber Analiz
İsrail'in bu vetosu ve istikrar gücüne katılım şartları, Gazze'nin gelecekteki siyasi yapılanması üzerindeki kontrolünü sürdürme arzusunun net bir göstergesidir.
Bir yandan kırılgan ateşkes sürerken, diğer yandan bazı İsrailli bakanların ateşkesin çökmesi durumunda Gazze'nin hızla yeniden işgali için planlar yapılması, bölgedeki kalıcı barış umutlarını gölgeliyor.
Uzmanlar, Trump aracılığındaki ateşkesin, İsrail sağ kanadının Gazze'yi bölme ve kalıcı olarak ilhak etme hayalini sona erdirdiğini, ancak bunun yerine savaştan önceki "çatışma yönetimi" durumuna geri dönüş anlamına gelebileceğini belirtiyor.
Kaynak: Aljazeera
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!