2025'te Habşan'dan Füceyre'ye günde yaklaşık 1,1 milyon varil BAE ham petrolünün taşınması öngörülüyordu.
Bu da ABD ve İsrail'in İran ile olası bir savaşı öncesinde, günde yaklaşık 700 bin varillik kullanılmayan bir nominal kapasite bulunduğu anlamına geliyordu.
Gerçek ihracat miktarı da yalnızca boru hattı kapasitesine bağlı değil.

Pompalama kapasitesi, depolama olanakları ile yükleme terminalleri ve limanların kapasitesi gibi faktörlerden de etkileniyor.
Carol Nakhleh, "Füceyre, BAE'nin Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalara karşı savunmasızlığını azalttı ve alternatif güzergahlara yatırım yapmanın değerini ortaya koydu" diyor:

"Bununla birlikte, özellikle ülkenin tüm enerji ticareti göz önüne alındığında, bu durum BAE'nin Hürmüz'e olan bağımlılığını tamamen ortadan kaldırmıyor."
Füceyre'nin kapasitesi ile Hürmüz Boğazı'ndan geçen hacmin kıyaslanması, bu sınırlamanın nedenini açıkça ortaya koyuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı, 2025'e gelindiğinde Hürmüz Boğazı'ndan günde ortalama yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü geçeceğini belirtiyor. Bu miktar, dünya deniz yolu petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birine denk geliyor.

Basra Körfezi'ne kıyısı olan Arap ülkeleri arasında yalnızca Suudi Arabistan ve BAE, petrolü Hürmüz'den geçirmeden açık denizlere ulaştırabilecek büyük boru hattı güzergahlarına sahip.
Uluslararası Enerji Ajansı, Suudi Arabistan ve BAE'nin alternatif güzergahlarda toplamda günde 3,5 ila 5,5 milyon varillik bir yedek kapasiteye sahip olduğunu tahmin ediyor.

Yani bu, normal koşullarda kullanılmayan ancak Hürmüz Boğazı'ndaki bir aksama durumunda daha fazla petrol taşımak için potansiyel olarak kullanılabilecek bir kapasite anlamına geliyor.
Füceyre nasıl dünyanın petrol merkezlerinden biri oldu?
Füceyre'nin bugünkü konumu yalnızca Habşan-Füceyre boru hattına değil, petrol ve denizcilik altyapısının birleşimine dayanıyor.

1983'te faaliyete geçen liman, geçen yıllar içinde petrol terminalleri, depolama tankları, işleme tesisleri ve denizcilik hizmetlerini kapsayan bir komplekse dönüştü.
Limanın yanı sıra, Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi de çok sayıda enerji depolama ve ticaret şirketine ev sahipliği yapıyor ve burada uluslararası firmalar faaliyet gösteriyor.
Füceyre'deki bir diğer önemli altyapı unsuru ise dağın içine inşa edildi.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) 42 milyon varillik ham petrol depolama kapasitesine sahip olduğunu tahmin ettiği, Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait Mandus yeraltı kompleksi.
Üç yeraltı kaya tankından oluşan bu tesis, Umman Denizi'ne açılan ihracat rotası yakınında çeşitli türlerde ham petrolün depolanmasına olanak tanıyor.

Füceyre aynı zamanda dünyanın en büyük gemi yakıt ikmal merkezlerinden biri.
Reuters'ın haberine göre, limanda yaklaşık 7,4 milyon metreküp deniz yakıtı satıldı ve bu da Füceyre'yi Singapur, Rotterdam ve Çin'in Zhouşan kentinin ardından dünyada dördüncü sıraya yerleştirdi.
Füceyre'nin Umman Denizi kıyısındaki ve Hürmüz Boğazı'nın dışındaki konumu, Basra Körfezi'ne girmeyen gemilerin de yakıt ikmali ve denizcilik hizmetleri almak üzere burada durmasına olanak tanıyor.

Yakın zamanda yaşanan savaş, bu kompleksi ticari bir altyapı olmanın ötesine taşıdı.
Hürmüz üzerinden geçen tanker trafiğinde yaşanan keskin düşüşün ardından, Füceyre'den yapılan ham petrol ihracatı artış gösterdi.

Kepler verilerine göre, ortalama ihracat Şubat ayında günlük yaklaşık 1,17 milyon varil seviyesindeyken, Mart ayında %38'lik bir artışla günlük yaklaşık 1,62 milyon varile yükseldi.
Mevcut kriz sırasında Füceyre, bölgedeki diğer üreticiler için de daha önemli bir hale geldi.

Suudi Arabistan Ağustos ayında, bazı Asyalı müşterilerine petrol sevkiyatlarını Füceyre açıklarında gemiden gemiye transfer yöntemiyle teslim alma seçeneği sundu.
Bununla birlikte Carol Nakhleh, Füceyre'nin diğer Körfez üreticileri için büyük bir ihracat rotasına dönüştürülmesinin; Abu Dabi'nin petrol sahalarını Füceyre'ye bağlamak için inşa ettiği türden yeni boru hattı ve iletim altyapısı yatırımları gerektireceğini belirtiyor.
Nakhleh'e göre, bu tür projeler ancak hem teknik açıdan uygulanabilir hem de ekonomik açıdan elverişli olmaları durumunda hayata geçirilebilir nitelikte olacak.

Mevcut aksaklıkların "daha önce daha az cazip görülen bazı projelerin ticari gerekçelerini güçlendirebileceği" görüşünde.
Füceyre'yi savunmasız kılan avantaj
Füceyre, BAE'nin petrolünün bir kısmının Hürmüz Boğazı'ndan geçmeden ihraç edilmesini sağlayarak ülke için en önemli alternatif rotalardan biri haline geldi.

Fakat yakın zamandaki savaş, BAE'nin hayati önem taşıyan petrol ihracat altyapısının bir kısmını Füceyre'de yoğunlaştırmanın bizzat yeni güvenlik açıkları yaratabileceğini gösterdi.
ABD ve İsrail'in İran ile savaşı başladıktan birkaç gün sonra, 3 Mart'ta Füceyre'deki petrol sanayi bölgesinde bir yangın çıktı.

Füceyre'deki yetkililer, yangının hava savunma sistemleri tarafından engellenen bir insansız hava aracının (İHA) düşmesi sonucu meydana geldiğini açıkladı.
Saldırılar ay ortasında yoğunlaştı. 14 Mart'ta, ABD'nin Hark Adası'ndaki askeri hedeflere yönelik saldırısından saatler sonra İran Devrim Muhafızları limanlar, rıhtımlar ve askeri tesisler dahil olmak üzere BAE'deki ABD çıkarlarını "meşru hedefler" olarak nitelendirdi.
İran medyası Cebel Ali ve Bender Halife'nin yanı sıra Füceyre'den de bahsetti. Aynı gün, bir İHA saldırısı ve ardından çıkan yangın nedeniyle Füceyre'deki petrol yükleme işlemlerinin bir kısmı durduruldu.

Bu kez de yangının, engellenen bir İHA'nın düşen kalıntılarından kaynaklandığı belirtildi.
16 Mart'ta gerçekleşen bir başka İHA saldırısı, petrol bölgesinde çeşitli yangınlara yol açarak ADNOC'un ham petrol yükleme işlemlerini geçici olarak durdurdu.

4 Mayıs'ta, haftalar süren kırılgan bir ateşkesin ardından Füceyre yeniden hedef alındı. BAE'li yetkililer, İran'a ait bir İHA'nın bir petrol sahasında yangına yol açtığını açıkladı.
Carol Nakhleh, Füceyre'nin artan öneminin, BAE açısından burayı korumayı daha da kritik hale getirdiğini belirtiyor:
]
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!