Paris’in "Yasal Güvence" Operasyonu
Fransa, Suriye ve Irak hattındaki belirsizliği sona erdirmek için en somut diplomatik hamlesini Erbil’de sahneye koydu.
Şam ve Bağdat temaslarının ardından Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya gelen Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Kürtlerin statüsünü sadece bir vaat olmaktan çıkarıp "Anayasal bir zorunluluğa" dönüştürmek için masaya oturdu.
Fransa’nın bu çıkışı, bölgedeki Kürt aktörleri Şam yönetimiyle "yasal bir nikaha" zorlayan stratejik bir adım olarak kayda geçti.
Bataclan Hafızası ve "Garantör" Fransa
Bu hamlenin kökeninde, Paris’in 10 yıl önceki Bataclan acısını bir daha yaşamama kararlılığı yatıyor.
Bakan Barrot, terörün kökenini yerinde kurutmak için Kürtlerin dil, kültür ve eğitim haklarının geçici anlaşmalarla değil, bizzat bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile güvence altına alınmasını istiyor.
Fransa, bu şartı yerine getirilmiş bir Kürt varlığını, bölgede IŞİD ve benzeri radikal yapıların yeniden yeşermesini engelleyecek en güçlü "güvenlik bariyeri" olarak görüyor.
DSG’nin Orduya Entegrasyonu ve Erbil Zirvesi
Fransa’nın bu gece Erbil’de başlattığı yoğun trafik, yarın sabah Başkan Mesud Barzani ve DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile yapılacak görüşmelerle zirveye ulaşacak.
Paris yönetimi, 29 Ocak Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasını; yani Kürt güçlerinin (DSG) Suriye devletinin resmi güvenlik birimlerine entegre edilmesini ve Kürt yetkililerin devlet kademelerinde yer almasını istikrarın ön koşulu olarak sunuyor.
Barrot’un çantası, bu entegrasyon sürecinde Fransa’nın sunacağı askeri eğitim ve diplomatik destek vaatleriyle dolu.
"Büyük Güç" Diplomasisi ve Bölgesel Veto
Fransız diplomasisi, bu turla birlikte bölgede sadece bir gözlemci olmadığını, aksine bir "düzen kurucu" olduğunu kanıtlıyor.
Bağdat’tan İran’a gönderilen "Irak’ın güvenliği ne pahasına olursa olsun korunacaktır" mesajı, Paris’in bölgedeki İran etkisine karşı koyduğu net bir sınırdır. Fransa, Riyad’da toplanacak Uluslararası Koalisyon öncesi Erbil’de kurduğu bu "yasal zırh" ile hem Şam’ı hem de bölgesel güçleri Kürtlerin statüsü konusunda somut adımlar atmaya mecbur bırakıyor.
2026’nın Yeni Anayasal Mimarisi
Jean-Noël Barrot’un Erbil ziyareti, 2026 yılının Orta Doğu’da artık silahların değil, kararnamelerin ve yasaların konuşulduğu bir dönemi başlattığını gösteriyor.
Fransa, Kürtlerin haklarını "Başkanlık Kararnamesi" şartına bağlayarak, Suriye’nin gelecekteki anayasal yapısının da temellerini Erbil’den atmış oluyor. Yarın Mazlum Abdi ile yapılacak görüşme, bu yasal sürecin askeri ayağını netleştirecek ve Paris’in "garantörlük" rolünü resmileştirecek.
Kaynak: Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Basın Ofisi, AFP, Le Monde Diplomasisi, Rudaw.net
Gorsel: Izmir Haber Merkezi
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!