ENKS Yürütme Kurulu Başkanı Zaza'dan Şam ve DSG anlaşması açıklaması
Suriye'nin kuzeyindeki anlaşmaların sahadaki yansımaları
Suriye Kürtleri Ulusal Konseyi (ENKS) Yürütme Kurulu Başkanı Neşet Zaza, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında varılan mutabakatın sahadaki uygulamalarına dair iddialarda bulundu.
Rûdaw TV yayınında konuşan Zaza, taraflar arasındaki anlaşmanın bölgesel düzeyde farklılıklar gösterdiğini beyan etti.
Zaza'nın ifadelerine göre, DSG ve Şam arasındaki anlaşma şartları fiili olarak ağırlıklı Arap nüfusunun yaşadığı bölgelerde hayata geçirilirken, Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu bölgelerde uygulanmıyor. Zaza, Şam yönetiminin sürece dair somut adımlar atmadığını öne sürdü.
Bölgedeki asayiş sorunları ve Kobani'nin durumu
Anlaşmanın uygulanmamasının sahada güvenlik zafiyetlerine yol açtığını belirten ENKS yetkilisi, bazı köylerde hırsızlık ve yağma olaylarının yaşandığını ifade etti.
Açıklamalarda Kobani (Ayn el-Arap) bölgesinin mevcut durumuna da değinildi. Şehrin zor bir idari ve güvenlik sürecinden geçtiğini belirten Zaza, bölgedeki sıkıntıların aşılması için çalışmaların sürdüğünü ve bu bölgeye daha fazla odaklanılması gerektiğini kaydetti.
ENKS'den "ortak heyet" ve müzakere çağrısı
Sürecin siyasi yönetimi için yeni bir mekanizma öneren Neşet Zaza, Şam hükümetiyle doğrudan temas kuracak birleşik bir Kürt heyetinin oluşturulması gerektiğini savundu. Bu adımın, taleplerin merkezi yönetime iletilmesi için zorunlu olduğunu belirtti.
Meselenin salt kültürel veya dil temelli bir hak arayışı olmadığını ifade eden Zaza, konuyu "siyasi ve varoluşsal bir mesele" olarak tanımladı. Açıklamada, Afrin, Kobani ve Cizire bölgelerinin idari ve siyasi olarak birbirinden ayrı değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı.
Suriye'nin kuzeyinde temsiliyet ve alan mücadelesi
Neşet Zaza’nın DSG-Şam anlaşmasına yönelik "Arap-Kürt bölgeleri" ayrımı üzerinden getirdiği eleştiri, Suriye'nin kuzeyindeki iç siyasi rekabetin somut bir yansımasıdır.
ENKS'nin, DSG'nin Şam ile yürüttüğü müzakereleri yetersiz veya taraflı bularak "birleşik ortak heyet" çağrısı yapması, bölgedeki siyasi temsiliyet tekelini kırma girişimi olarak okunabilir.
Meselenin salt kültürel haklar bağlamından çıkarılıp "siyasi ve varoluşsal" bir zemine çekilmesi; ENKS'nin Şam yönetiminden sadece dil hakları değil, anayasal statü ve yapısal idari değişiklikler talep ettiğini göstermektedir.
Bu durum, önümüzdeki süreçte Şam'ın muhataplık konusunda DSG ile ENKS arasında nasıl bir denge kuracağı ve bölgedeki siyasi yapıların alan kontrolü üzerinden yürüteceği rekabetin derinleşeceği yönünde güçlü sinyaller vermektedir.
Kaynak: Rûdaw TV (Nalîn Hesen Yayını)
Fotograf: Independet Turkce
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!