DEM Parti'li Ahmet Türk, 'Örgüt Propagandası' Suçundan Beraat Etti: Konuşma İfade Özgürlüğü Sayıldı
DEM Parti'nin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk, "Örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla yargılandığı davadan beraat etti. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi, kararında Türk'ün yaptığı konuşmanın "suçun unsurlarını oluşturmadığı" ve "ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı" gerekçelerini esas aldı.
Dava Konusu Olan Konuşma 2011'de Yapılmıştı
Ahmet Türk hakkında, 28 Mart 2011 tarihinde Siirt'te gerçekleştirdiği bir konuşma nedeniyle 2022 yılında dava açılmıştı. Konuşmada sarf ettiği sözler, "Örgüt propagandası yapmak" suçu kapsamında değerlendirilmişti.
Savcı Cezalandırma Talep Etmişti
Davanın bugün görülen karar duruşmasında, Cumhuriyet Savcısı mütalaasında Ahmet Türk'ün üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını talep etti.
Türk'ün avukatları ise müvekkillerinin siyasetçi olduğunu ve 2011 gibi eski tarihli bir konuşmadan dolayı yargılanmasının kanunsuz olduğunu savunarak beraat talebinde bulundu.
duruşmaya Mardin Adliyesi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Mahkeme heyeti, beyanların ardından kararını açıklayarak, Ahmet Türk'ün beraatine hükmetti. Bu karar, siyasetçilerin ifade özgürlüğünün sınırları açısından dikkat çekici bir gelişme oldu.
Kaynak: DHA
Max Haber Analiz
DEM Parti'li siyasetçi Ahmet Türk hakkındaki beraat kararı, Türkiye'de siyasi konuşmaların hukuki sınırları ve yargının bu konudaki tutumu açısından önemlidir.
- İfade Özgürlüğü Vurgusu: Mahkemenin, beraat gerekçesini açıkça "açıklamanın ifade özgürlüğü kapsamında olması" ve "suçun unsurlarının oluşmaması" üzerine kurması, bu tür davalarda yargının siyasi söyleme karşı daha geniş bir yorum getirme eğilimini yansıtmaktadır. Bu karar, özellikle siyasetçiler için eleştirel veya hassas konulardaki söylemlerin korunması adına bir emsal teşkil edebilir.
- Siyasi Zamanlama ve Eski Tarih: Dava konusu konuşmanın 2011 yılında yapılmış olmasına rağmen, davanın 11 yıl sonra (2022'de) açılması dikkat çekicidir. Avukatların bu gecikmeye dayanarak yaptığı "kanunsuzluk" savunması, sürecin siyasi boyutunu işaret etmektedir. Karar, bu tür eski tarihli dosyaların hukuki dayanağını zayıflatmaktadır.
- SEGBİS ile Katılım: Avukatların duruşmaya başka bir şehirden (Mardin'den) SEGBİS ile katılması, siyasetçilere açılan davaların coğrafi ve lojistik zorluklarını ve Türkiye'nin farklı bölgelerindeki adli süreçlerin merkezileşmiş yapısını göstermektedir.
Beraat kararı, yargı-siyaset ilişkilerinde ifade özgürlüğü lehine atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilebilirken, bu karara karşı Yargıtay yolunun açık olması, hukuki sürecin tam olarak sonlanmadığı anlamına gelmektedir.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!