Lukashenko'dan Büyük Jest: Nobel Ödüllü İsimler Tahliye Edildi
Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko, ABD ile yürütülen diplomatik görüşmelerin ardından aralarında önde gelen muhalefet liderleri ve insan hakları savunucularının da bulunduğu 123 mahkumu serbest bıraktı.
Bu tahliyeler, ABD'nin Belarus'un temel ihracat ürünlerinden biri olan potasyum gübreye uyguladığı yaptırımları kaldırmasından hemen sonra gerçekleşti.
Serbest bırakılan önemli isimler arasında, 2022 Nobel Barış Ödülü sahibi insan hakları savunucusu Ales Bialiatski ve 2020 protestolarının kilit figürlerinden Maria Kalesnikava yer alıyor.
Mahkumların sağlık durumlarının gözaltı süreçlerinde kötüleştiği rapor edilmişti. Kalesnikava’nın kız kardeşi, ABD ve Başkan Trump'a süreçteki çabalarından dolayı teşekkür ettiğini belirtti.
Yaptırım-Mahkum Takası: ABD'nin Amacı Ne?
Mahkumların serbest bırakılması, ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi ile Belarus yönetimi arasında gerçekleşen iki günlük görüşmelerin ardından geldi. Beyaz Saray'ın bu diplomatik hamlesi, otokratik lider Lukashenko yönetimiyle batı arasındaki en büyük yakınlaşma girişimi olarak kaydedildi.
ABD'li yetkililer, bu "yumuşama" çabasının temel nedeninin, Minsk yönetimini yakın müttefiki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in etki alanından uzaklaştırma girişimi olduğunu ifade etti.
Zira Belarus, kötü insan hakları sicili ve 2020'deki tartışmalı seçimler sonrası muhaliflere uyguladığı baskı nedeniyle Avrupa ve diğer Batı devletlerinden büyük ölçüde izole edilmiş durumdaydı.
Muhalefetten Karışık Tepki: AB Yaptırımları Kalkmasın Çağrısı
Serbest bırakma, sürgündeki Belarus muhalefeti tarafından memnuniyetle karşılandı ancak beraberinde kritik çağrılar da getirdi. Muhalifler, bu tahliyenin, yaptırım rejiminin otokratik yönetim üzerindeki etkinliğinin kanıtı olduğunu belirtti.
Sürgündeki muhalefet lideri Sviatlana Tsikhanouskaya dahil olmak üzere muhalif figürler, ABD yaptırımlarının kalkmasına rağmen, Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarının yerinde kalması çağrısında bulundu.
Tsikhanouskaya, AB yaptırımlarının "demokratik geçişi sağlamak ve hesap verebilirliği temin etmek için kritik" olduğunu söyledi.
Öte yandan Belarus'ta yasaklı olan Viasna insan hakları grubu, serbest bırakmalara rağmen ülkede hala 1.227 siyasi mahkumun tutulduğunu bildiriyor.
Max Analiz
Diplomasinin Sınırları ve Ukrayna Bağlantısı
Bu hamle, ABD'nin dış politikasında, insan hakları endişelerini stratejik çıkarlar için geçici olarak yumuşatma isteğini gösteren dikkat çekici bir örnektir.
Temel Analiz Noktaları:
Potasyumun Önemi: Potasyum gübre (potash), Belarus ekonomisi için hayati bir döviz kaynağıdır. Yaptırımların kaldırılması, Lukashenko yönetimine önemli bir ekonomik rahatlama sağlayacaktır.
Rusya'dan Uzaklaştırma Çabası: ABD'nin asıl amacı, Belarus'u Ukrayna Savaşı'nda Rusya'ya verdiği destekten dolayı cezalandırmak yerine, onu Putin'in yörüngesinden çıkarmaktır. Bu diplomatik süreç, Minsk'i Batı'ya yaklaştırarak Rusya'nın stratejik manevra alanını daraltmayı hedeflemektedir.
Arabuluculuk Potansiyeli: Trump'ın temsilcisi, Lukashenko'nun Putin ile uzun süreli ilişkisini kullanarak, devam eden Rusya-Ukrayna barış müzakerelerinde arabuluculuk yapabileceğini ima etti. Bu, Belarus'un savaşın sona erdirilmesinde potansiyel bir köprü rolüne soyundurulduğunu gösteriyor.
Bu mahkum serbest bırakma, Belarus'un Batı ile ilişkilerinde bir dönüm noktası olabilirken, insan hakları grupları ve muhalefet, Batı'nın Belarus'taki tüm siyasi mahkumlar serbest bırakılana kadar baskıyı sürdürmesi gerektiği görüşünde.
Kaynak: The Guardian
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!