Küresel sistemde altın çağı
2025 yılı, altın piyasası için sadece bir rekor yılı değil, küresel finansal sistemin rotasını değiştiren bir dönüm noktası oldu.
Altın fiyatlarının 4 bin 531 dolara ulaşarak tarihi bir zirve yapmasının arkasında yatan asıl neden, Donald Trump’ın ikinci kez iktidara gelişiyle ABD’nin "dünya jandarmalığı" rolünü terk etmeye başlamasıdır. Bu değişim, doların sınırsız hakimiyetine dair endişeleri artırırken, sınırlı varlıklara olan talebi tarihte görülmemiş bir seviyeye taşıdı.
Dolardan kaçışın kronolojisi
Altın, 2024 yılını merkez bankalarının bin tonu aşan rekor alımlarıyla kapatmıştı. Ancak 2025'teki asıl büyük dalga, Fed’in faiz indirimleri ve zayıflayan dolar endeksiyle birleşen jeopolitik belirsizliklerden beslendi. ABD merkezli kurumsal yatırımcıların Trump dönemiyle birlikte strateji değiştirmesi, altını bir yatırım aracından çok "rezerv koruma kalkanı" haline getirdi.
Merkez bankaları mı, kurumsal yatırımcılar mı?
Medyada en çok merkez bankalarının alımları konuşulsa da, 2025 rallisinin gizli kahramanı ABD’li kurumsal yatırımcılar oldu. Merkez bankalarının alım hızı 900 tona gerilerken, borsa yatırım fonlarına (ETF) 800 tonu aşan devasa bir giriş kaydedildi. Türkiye, Çin ve Polonya gibi ülkeler rezerv çeşitlendirmesine devam ederken, Batılı kurumsal fonlar tarihte ilk kez gümüş ve altın piyasalarında eş zamanlı "yükseliş" pozisyonuna geçti.
De-globalizasyon ve yeni para düzeni
Bu yükseliş trendi, dünyanın "parçalara ayrılmış" bir ticaret sistemine (deglobalizasyon) geçtiğinin en net göstergesidir. Trump’ın "önce Amerika" politikası, doların küresel rezerv rolünün zayıflayabileceği sinyalini verince, piyasa aktörleri Bitcoin, altın ve gümüş gibi merkeziyetsiz varlıklara sığındı. Analizler gösteriyor ki; bu bir fiyat dalgalanması değil, ABD’nin finansal önceliklerini altına kaydırmasının bir sonucudur.
Yapısal yükseliş mi, geçici geri çekilme mi?
Altın fiyatlarındaki rekorlar yapısal bir değişime işaret etse de, küresel piyasalarda yaşanabilecek olası bir deflasyonist baskı veya kriz anında kısa süreli sert düşüşler yaşanabilir. Ancak Fed’in faiz politikaları ve Trump’ın ticaret savaşları/tarifeler konusundaki ısrarı sürdüğü müddetçe, altının "güvenli liman" statüsü güçlenmeye devam edecek. Piyasa, stagflasyon riskini fiyatlamayı sürdürürse, yeni zirveler kaçınılmaz görünüyor.
Kaynak: Erkan Öz / AA Analiz
Fotograf: Haberet
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!