Ahmet Özer Silahlı Terör Örgütü Üyeliğinden Hapis Cezası Aldı
Eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada "silahlı terör örgütü PKK/KCK üyesi olmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, Özer’in eylemlerinin örgüt üyeliği suçunun unsurlarını taşıdığına hükmederek yargılama sürecini mahkumiyetle noktaladı.
Mahkeme heyetinin bu kararı vermesindeki temel neden; iddianamede sunulan HTS kayıtları, MASAK raporları ve gizli tanık beyanlarının sanığın terör örgütüyle organik bir bağ kurduğuna dair sunduğu delillerdir.
Savcılık, Özer’in örgütün "kent uzlaşısı" stratejisi kapsamında görevlendirildiğini ve finansal destek sağladığını iddia ederek 15 yıla kadar hapis istemişti; mahkeme ise delillerin "örgüt üyeliği" çerçevesinde sabit olduğuna karar vererek hapis cezası hükmünü kurdu.
Bu mahkumiyet kararı, sadece hukuki bir sonuç doğurmakla kalmayıp, Esenyurt Belediyesi ve yerel siyaset üzerinde de derin etkiler yarattı.
Duruşmayı bizzat takip eden CHP lideri Özgür Özel ve çok sayıda belediye başkanı, kararın siyasi bir nitelik taşıdığını savunurken; yargı organı, dosyadaki teknik delillerin "süreklilik ve yoğunluk" arz ettiğini vurguladı. Kararın ardından sürecin üst mahkemelerde (İstinaf ve Yargıtay) devam etmesi bekleniyor.
Karar Duruşmasında Özer'den Sert Savunma
Karar açıklanmadan önce son sözleri sorulan Ahmet Özer, hakkındaki iddiaları reddederek davanın tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti. Özer’in savunmasında öne çıkan vurgular şunlar oldu:
Terör Suçlamasına Tepki: "64 yaşından sonra belediye başkanı olunca mı örgüt üyesi oldum? Ben irademi kimseye, hele de bir terör örgütüne teslim etmedim."
Hak İhlali İddiası: "Bütün haklarım ihlal edildi. Lehe olan deliller dosyaya konulmadı. Özgeçmişim ve yayınlarım terörle yan yana getirilemez."
Barış Vurgusu: "Bir bilim insanı ve barışsever bir yurttaş olarak terör dahil her türlü suçun karşısında oldum. Kendisinden terör örgütü üyesi çıkmayacak biriyim."
Ahmet Özer davası, özellikle "kent uzlaşısı" kavramının bir iddianamede "örgütsel strateji" olarak tanımlanması açısından hukuk tarihinde kritik bir yer edindi. Mahkemenin 6 yıl 3 aylık cezası, savcılığın üst sınırdan talep ettiği cezaya göre daha alt seviyede kalsa da, örgüt üyeliği suçlamasının sabit görülmesi siyasi yansımaları güçlendirdi. MASAK raporlarındaki para transferleri ve gizli tanık "Hermes"in beyanları, mahkumiyet hükmünün temel sacayaklarını oluşturdu.
İddianamedeki Şok Detaylar: HTS Kayıtları ve Para Transferleri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, Özer’in örgütle olan ilişkisine dair şu spesifik iddialar yer alıyordu:
İletişim Trafiği: 23 Kasım 2023 ile 23 Ocak 2024 tarihleri arasındaki HTS kayıtlarında 135 adet suç unsuru taşıyan görüşme tespit edildiği aktarıldı.
Gizli Tanık Beyanı: "Hermes" isimli gizli tanık, Özer’in örgütün Avrupa yapılanmasındaki Cemal Kavak ile görüştüğünü ve örgüt mensuplarının kırsala gönderilmesi için maddi destek sağladığını iddia etti.
MASAK Raporu: Raporda, Özer’in hesabına 1 milyon 289 bin liralık açıklanamayan bir giriş olduğu ve terör örgütü üyeliğinden işlem görmüş kişilere para gönderdiği bilgisi yer aldı.
Siyasi Heyet Duruşma Salonundaydı
Davanın karar duruşması, muhalefet kanadından yoğun bir katılımla gerçekleşti. Karar açıklandığı sırada salonda bulunan isimler arasında şunlar vardı:
CHP Genel Başkanı Özgür Özel
İBB Başkan Vekili Nuri Aslan
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik
Çok sayıda milletvekili ve ilçe belediye başkanı.
Kaynak: Trt Haber
Fotograf: Bianet
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!